Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/7573 E. 2017/2476 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/7573
KARAR NO : 2017/2476
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatiften takibe dayanak teşkil eden petrol ürünleri kredileri kullanmadığını, kredi borç senedindeki imzanın kendisine ait olmadığını, 1956 sayılı… Tarım Kredi Kooperatifinin 1333 sayılı … Tarım Kredi Kooperatifine bağlandığını, 2010-2012 yıllarında …Tar. Kredi Kooperatifinde bir takım yolsuzlukların olduğunu, … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/6902 esas sayılı takip dosyasındaki takip dayanağının kredi borç senedinin nasıl oluştuğunu bilmediğini, borç senedinde bulunan imzanın müvekkilinin sürekli kullandığı imzadan farklı olduğunu ve müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, borç senedinde müvekkilinin isim ve soy isminin hatalı yazıldığını bu nedenle müvekkilinin … 2. İcra Müdürlüğünün 2014/6902 esas sayılı dosyasında belirtilen asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faizleri için borcunun olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli olduğundan alacak miktarının % 20 ‘sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı borçlu hakkında yapılan icra takibine yasal süresi içerisinde itirazda bulunmadığını bu nedenle itirazın süre yönünden reddini,tarım kredi kooperatiflerinin ortaklar adına düzenlenmiş olduğu senetlerin ilam niteliğinde olduğunu, borçlu resmi hüviyetine sahip bu senetlere karşı zaman aşımı ve ödeme definde bulunabileceğini, düzenlenen senetlerin 1581 sayılı yasanın amir hükümlerine göre ilam hükmünden senetler olması nedeniyle davacı borçlu tarafından imzaya yönündeki itirazı kabul edilemeyeceğini, davacının borçlunun senedin sahteliğine yönelik bir itirazın savcılığa yapılması gerektiğini, kooperatif eski müdürünün bazı usulsüzlükleri nedeniyle kooperatifin ortakları üzerinde bulunan alacaklarına yönelik bir icra takibi yapılmasına engel olmadığını, davacının iddia ettiği icar takibine konu senetlerdeki imzaların sahte olduğu hususundaki iddialarını kabul etmediklerini, senetlerin sahte olduğu ispatlansa dahi müvekkilinin tüzel kişiliği sahip bir kurum olması , senetlerin ilam vasfında olması ve kurumu temsile yetkili idarecilerin devamlı değişken olması nedeniyle ve kurumda daha önceki dönemde düzenlemiş evrakların dönem dönem değişen temsile yetkili idareciler tarafından iyi niyetle ödenmediğinden takibe konmasının kötü niyetli olarak değerlendirilmesi ve icra inkar tazminatı istenilmesinin doğru olmadığını, bu nedenle davanın reddi istemiştir.
Mahkemece, yaptırılan imza incelemesi neticesinde icra takibine konu kredi borç senedindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı belirtildiğinden davacının menfi tespit davasının kabulü ile … 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/6902 takip sayılı dosyasının dayanağını teşkil eden kredi borç senedinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacaklının kötü niyetini ortaya koyan herhangi bir olgu mevcut olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 27/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.