Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/8179 E. 2017/2582 K. 30.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8179
KARAR NO : 2017/2582
KARAR TARİHİ : 30.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin arsa maliki olan …ve sözleşmenin yüklenici tarafı olan …. ortak projesi olan ‘…Projesi’ nden iki daire satın almak için davalılarla Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi” imzaladıklarını, sözleşmeye göre Mayıs 2012 tarihinde teslim edilmesi planlanan bağımsız bölümlerin, 19 ay sonra fiilen teslim edilebildiğini, yine anılan sözleşmeyle en geç Şubat 2013 tarihinde teslim edileceği taahhüt edildiği göz önüne alındığında, 10,5 aylık geç teslim edildiğini, mahrum kalınan kira kazancının ve müvekkilinin ihracat ile iştigal ettiği için yurt içinde fatura kesemediğini, söz konusu ofislerin kiraya verilmesi ile devletten olan KDV alacağına mahsup edilmek üzere KDV tarhiyatı yapabileceğini, dolayısıyla müvekkilinin bu imkandan yoksun kalması nedeniyle de ayrı bir zarara maruz kaldığını, bu nedenle zarar hesabına KDV’nin de ilave edilmesi gerektiğini belirterek, toplam 100.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalılardan … vekili, müvekkilinin bu projede arsa sahibi konumunda olduğunu, inşaat, satış – pazarlama işi ile ilgili hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede, tüm hukuki sorumlulukların yükleniciye ait olacağının kararlaştırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, davacının satın aldığı bağımsız bölümün davacıya teslim edildiğini, davacının kira alacağı talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının taşınmazı teslim alır almaz kiraya verebileceğinin kesin olmadığını, talep edilen kira bedellerinin tamamen farazi, gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgede ve mevcut vasıflan haiz bağımsız bölümlerin iddia edilen bedellerde kiraya verilmesinin söz konusu olmadığını ayrıca diğer talebi olan KDV’nin zarar hesabına dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalılardan ….’ nin davaya konu taşınmazları geç teslim ettiğinin sabit olduğu, 2 adet bağımsız bölümün geç teslimi nedeniyle kira kaybından doğan 94.500,00 TL tutarında zararın davalıdan tahsiline, kdv ile ilgili istemin reddine, davalılardan … yönünden taraflar arasında imzalanan Gayrimenkul Satış Sözleşmeleri’nin 14.9. maddesi uyarınca bu davalı yönünden talepte bulunulmayacağı şeklinde düzenleme olduğu, bu nedenle zarardan davalı … …’nun sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle bu davalı yönünden talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı noterde düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca davalı ….’ den 2 adet daire satın aldığını teslim tarihinin sözleşmesini 9-1 maddesinde Mayıs 2012 olarak belirlendiğini ancak teslimin 14.01.2013 tarihinde gerçekleştiğini, kendilerine 25.03.2013 tarihli ihtarname gönderdiklerini, söz konusu ihtarnamede gecikmeden doğan zararlarını saklı tuttuklarını belirterek zararlarının tazminini istemiştir. Noterde düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ve teslimden önce ihtarname çekilmiş olması nedeniyle davacı gecikmeden dolayı zararlarının tazminini isteyebilir. Sözleşmede belirli bir miktar belirtilmediğinden mahkemece cari piyasa fiyatları belirlenerek taşınmazın süresinde teslimi halinde kaç lira kira geliri sağlayacağı belirlenip alacağa hükmedilmesi gerekirken, piyasa fiyatları araştırılmadan, yeterli inceleme içermeyen bilirkişi raporuna dayanarak karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.