Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/15759 E. 2017/3028 K. 15.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15759
KARAR NO : 2017/3028
KARAR TARİHİ : 15.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
29.05.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında sanığın abone olmadan kurumun bilgisi dışında sayaç takmak suretiyle enerji kullandığının belirtildiği, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu gözetildiğinde faydalanma kastının bulunup bulunmadığının tespiti bakımından sayacın hangi tarihte takıldığı belirlenerek mahallinde keşif yapılmak suretiyle meskendeki kurulu güç ile sayaçtaki tüketim miktarının sayacın takıldığı tarihe göre karşılaştırması yapılarak tüketim miktarının orantılı olup olmadığı, sayaca herhangi bir müdahalede bulunup bulunulmadığı belirlenerek suçun sabit olduğunun belirlenmesi halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun’un geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dâhilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanun’un geçici 2.maddesi gereğince; “şikâyetçi kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız kaçak kullanım bedeli olan gerçek zararı sanığın ödediği miktar karşılıyorsa ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, karşılamadığının anlaşılması halinde ise, kalan miktarı ödemesi hususunda bildirimde bulunulduktan sonra yasal sürenin geçmesi nedeni ile sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yasal süre geçirilip yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.