YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19487
KARAR NO : 2017/3712
KARAR TARİHİ : 06.04.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1-son, 61/1 ve 81/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 13 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2014 tarihli ve 2010/170 esas, 2014/19 sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 16.11.2016 gün ve 94660652-105-59-7467-2016-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.12.2016 gün ve 2016/394069 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Sanığın üzerine atılı suçun kanunda öngörülen cezasının nev’i ve süresine göre, zamanaşımı süresi yönünden sanığın lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e. maddesi uyarınca 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun 30/11/2002 tarihinde işlendiği, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07/06/2010 tarihli ve 2008/8372 esas, 2010/8802 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen sanığın mahkumiyetine ilişkin Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/347 esas, 2004/355 sayılı kararın verildiği 12/10/2004 tarihinden sonra dava zamanaşımı süresini kesen herhangi bir işlem bulunmadığı ve asli dava zamanaşımı süresinin hüküm tarihi itibariyle dolduğu cihetle, karar tarihinde zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Dairemizce de benimsenen 11.12.2012 günlü, 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin suçun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hâli olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alınacağı gözetilerek sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/1-son, 62. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa’nın 102/3, 104/2. maddelerine göre hesaplanan asli zamanaşımı süresinin 10 yıl, uzayan zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, 116/2-4, 119/1-c, 151/1. maddelerinde belirtilen suç için öngörülen cezaların türü ve yukarı sınırlarına göre, aynı Yasa’nın 66/1-d, 67/4. maddelerine göre hesaplanan asli zamanaşımı süresinin 15 yıl, uzayan zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu belirlenip anılan zamanaşımı sürelerinin hüküm tarihinde henüz dolmadığı anlaşılmakla Şarköy Asliye Ceza Mahkemesinin 26/02/2014 tarihli ve 2010/170 esas, 2014/19 sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 06/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.