Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/1470 E. 2017/3473 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1470
KARAR NO : 2017/3473
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanık hakkında Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianameler ile aynı yer ile ilgili mühür bozma tutanaklarına istinaden açılan kamu davalarındaki eylemlerinin zincirleme biçimde işlendiği kabul edilerek hüküm verildiği anlaşılmakla; her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme biçimde işlenmiş bir mühür bozma suçunu, iddianameden sonraki eylemlerin ise hukuki kesinti nedeniyle ayrı suçu oluşturacağı, somut olayda sanık hakkında 16.04.2009 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının 05.02.2009, 18.03.2009, 15.04.2009 tarihli suçları, 27.04.2009 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının ise 24.04.2009 tarihli suçu kapsadığı ve iddianame ile hukuki kesintiye uğrayan suçlar yönünden sanığın bir kez zincirleme şekilde mühür bozma suçundan, bir kez de 24.04.2009 tarihli tutanak yönünden ayrıca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca Bursa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/694 Esas sayılı dosyası ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve bu kesinleşmiş hükmün zincirleme suç kapsamından kaldığının anlaşılması karşısında, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezanın mahsup edilmesi gerektiği dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 08.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.