Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/8484 E. 2017/2637 K. 30.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8484
KARAR NO : 2017/2637
KARAR TARİHİ : 30.03.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, müvekkilinin çalıştığı işyerinde dava dışı 3 kişiden olan alacakları için davalının haciz uyguladığını ve fiili haciz esnasında müvekkiline tehdit ve hile ile 200.000 TL bedelli senet imzalatıldığını, daha sonra müvekkilinden yine tehdit ve hile ile 73.000 TL bedelli açık bono alındığını, bu bonolara dayanarak takipler yapıldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında kısmi ödeme yaptığını ileri sürerek, müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, ödenen bedelin istirdadını ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkilinin alacağı nedeniyle takip borcuna mahsuben kendi iradesiyle bonoları verdiğini, davacı iddialarının gerçek olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının tehdit ve hile iddiasını somut ve usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın redddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.