YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20147
KARAR NO : 2014/25309
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin davalı asıl işveren … Liman işletmeciliği A.Şirketi işyerinde diğer davalı alt işveren limited şirket işçisi olarak çalıştığını, ödenmeyen ücret alacağı olduğunu belirterek, ücret alacağının davalı işverenlerden tahsiline, davalı-karşı davacı limited şirket vekili ise davacının iş sözleşmesini haksız nedenle feshetmesi nedeni ile ihbar tazminatının davacı karşı davalı işçiden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda, davacı karşı davalının davasının kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı ve davalı karşı davacı avukatlarınca temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Davalı vekilinin temyizi açısından;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre ücret alacağı yönünde davalı ve karşı davalı vekilleri tarafından temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı vekilinin temyiz isteminin HUMK.’un 426/A, 432 maddeleri, uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde ilgilisine,
2. Davalı-karşı davacı vekilinin karşı dava yönünden temyizine gelince;
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.09.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.