YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7622
KARAR NO : 2014/12694
KARAR TARİHİ : 15.04.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, harcırah, yemek bedeli, eşit davranma borcuna aykırılık tazminatı ile yoksun bırakılan alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davalının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 5. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, davacıya 3 ayda 1 kere prim ödenmekte iken 2009 yılı Ocak ayından itibaren davalının davacıya bağlı bayileri arayarak İstanbul merkeze bağlandıklarını ve davacı ile iş yapmamaları gerektiğini duyurduğunu, yine davacıya bağlı bazı şirketleri de direkt merkeze aktardığını, ardından da davacıya yeterli kotayı dolduramadığından prim ödenmeyeceğini bildirdiğini, bu uygulamanın başka hiç bir bölge müdürüne yapılmadığını, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğini, davacının İstanbul’da başka bir göreve getirildiğini, kabul etmemesi halinde ihbar süresinin başlayacağının davalıca belirtildiğini, iş koşullarında esaslı değişiklik yapıldığını, davacının sözleşmesindeki hükme istinaden anılan teklifi kabul etmediğini, bunun üzerine iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, eşit davranma yükümlülüğünü ihlal tazminatı, yoksun bırakılan alacaklar, harcırah ve yemek alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, Ankaradaki bölge müdürlüğü pozisyonunun sektörel gereklilik nedeni ile lağvedilmesinin, bölge sorumluluğu seviyesine indirilmesinin ve burdaki müdür seviyesindeki personelin İstanbul’a taşınmasının davalıca uygun görüldüğünü, davacının da aynı özlük koşulları çerçevesinde ekstra olanaklar ile şirket genel merkezinde çevre ve iş güvenliği müdürlüğü görevine getirildiğini, Ankara bölge müdürlüğünün lağvedilmesinin mücbir sebebe dayandığını, davacının davalının teklifini kabul etmemesi üzerine iş aktinin davalıca haklı feshedildiğini, taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, işverence düzenlenmiş yazıda, davacının 01.06.2009 tarihi itibariyle kendisine teklif edilen yeni görevine başlamaması nedeniyle iş akdinin İş Kanunu’nun 25. maddesi gereği feshedildiğinin belirtiltiği, yargılama safhasında (cevap dilekçesi de verildikten sonra) davalı işverenin, davacının rakip firmalarda ortaklığı olduğunu beyanla iş akdinin feshinin haklı nedene
dayandığını savunduğu, bunun, fesih gerekçesinin değiştirilmesi olup Yasa’ya aykırı bulunduğu, Ankara’da satış müdürü olarak çalışmakta olan davacıya önce İstanbul merkezde “çevre ve iş güvenliği müdürlüğü” teklif edildiği, yazışmaların içeriğinden bunun bir görevlendirme olmadığı, kabul edilmemesi halinde ihbar önelinin başlayacağı belirtildiğinden sadece teklif mahiyetinde olduğu, davacının da noter kanalıyla işverene teklifi kabul etmediğini bildirdiği, bunun üzerine iş akdinin yeni görevine başlamaması gerekçesiyle feshedilmesinin haklı bir neden olarak Mahkemece kabul edilmediği, kaldı ki satış müdürü olan davacıya bu işinden tamamen bağımsız olarak “çevre ve iş güvenliği müdürlüğü” görevinin verilmesinin iş koşullarında esaslı değişiklik anlamına geldiği, bu durumda işçinin yazılı rızasının da alınması gerektiği, bu nedenle iş aktinin işverence feshedildiği ve feshin haklı nedene dayandığının davalı işverenlikçe ıspatlanamadığı gerekçesi ile kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne ve sair taleplerin reddine karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut olayda, davacı vekilinin ıslah dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen ıslahen artırılan miktarlar için de faize hükmedilmesi taleple bağlılık kuralına aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK. nun geçici 3/1. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ;
Hüküm fıkrasının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarına ilişkin 1 ve 2 numaralı bentlerin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“1- Davacının kıdem tazminat alacağı brüt 25.261,99 TL.’nın 1000 TL. kısmının akdin feshi tarihi olan 5/6/2009 tarihinden itibaren bankalarca bir yıllık mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte, bakiyesinin faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Davacının ihbar tazminat alacağı brüt 10.901,52 TL.’nın 1000 TL. kısmının dava tarihi olan 15/7/2009 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, bakiyesinin faizsiz olarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,” bentleri yazılarak hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan fazla alınan 531.20 TL’nin ilgiliye iadesi ile aşağıda yazılı temyiz giderinin davalıya yükletilmesine, 15.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.