YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3738
KARAR NO : 2017/3771
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
Sanığın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen …’ın kullandığı … plakalı araca ait motorlu araç trafik belgesindeki 07.01.2007 tarihli muayeneyi sahte olarak yaptırdığının iddia olunduğu somut olayda; sanık 18.02.2008 tarihinde Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğu ifadesinde üzerine atılı suçu kabul etmesi, mahkemedeki ifadesinde ise aracın muayenesini kendisinin yaptırtmadığını beyan etmesi karşısında; ifadeler arasındaki çelişkinin giderilebilmesi için sanığın tekrar ifadesinin alınması, ayrıca …’ın aracın muayene işlemlerini sanığa yaptırttığını ısrarlı şekilde beyan etmesi,… plaka sayılı araç adına düzenlenmiş F-… nolu motorlu araç belgesinin, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 30/06/2008 tarihli raporuna göre de “aracın muayenesi” bölümünde bulunan hologramın tamamen sahte olarak oluşturulduğunun ve bu bölümde yer alan yazı ve imzaların bulundukları yerlere daha evvel bu bölümlerde bulunan yazılar ve imzanın fiziksel olarak silinmelerinden sonra tahrifen yazıldıklarının belirtilmiş olması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından bu bölümde yer alan yazıların ve imzanın sanığa ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun sübuta erdiğinin kabulü halinde de; UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanığın 30.01.2007 tarihine kadar yaptırtmış olduğu sahte muayeneler nedeniyle zincirleme suç hükümleride uygulanmak suretiyle Ayvalık 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/339 esas ve 2009/486 karar sayılı kararıyla mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın onanmış olduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nun “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın fiilinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmiş olması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.