Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/3595 E. 2017/3494 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3595
KARAR NO : 2017/3494
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıkların resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetSanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan beraat

I- Dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik katılanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yüklenen suçun yasal unsurlarının oluşmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun biçimde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
II- Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıkların temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
1- Başka yer ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan sanık …’un istinabe yoluyla alınan ek savunmasında duruşmadan bağışık tutulmak istemediğini ve duruşmaya katılmak istediğini bildirmesine rağmen duruşmaya getirilmeyerek yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Kabule göre de;
a) UYAP sistemi üzerinde yapılan araştırmada, sanıklar hakkında benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle kamu davaları bulunduğu anlaşılmakla; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.04.2014 gün, 2013/11-397 E., 2014/202 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek açıklanan ilkeler doğrultusunda sanıkların fiillerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, bu dosya ile benzer nitelikteki dosyaların, UYAP ortamından ve sair surette tespit edilebilecek derdest dosyaların olanak bulunması halinde birleştirilmesi, birleştirme imkanı yoksa ilgili dosyaların celp edilerek geldikleri son durum itibariyle özetlerinin duruşma tutanağına geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı birer suretinin dosyaya intikalinin sağlanması sonrasında toplanan tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
b) 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.