Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/16001 E. 2014/16416 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16001
KARAR NO : 2014/16416
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2011/51 sayılı takip dosyasında yapılan 05.01.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişiye ait olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgilisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, takip borçlusu şirket hakkında verilen iflasın ertelenmesi kararının temyiz incelemesi sırasında bozulduğunu, dava konusu haciz adresindeki dükkânın, bitişiğinde bulunan ve borçluya ait olduğu söylenen boş görünümlü yerdeki monitörden izlendiğinin tespit edildiğini, borçlu şirket yetkilisinin haciz mahalline gelerek iş yerini bir yıl önce üçüncü kişiye sattıklarını beyan ettiğini, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı iş yeri devri yapıldığını, üçüncü kişi ve borçlu şirket ortakları arasındaki organik bağın ve aynı alanda faaliyet göstermelerinin bunu doğruladığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacının dayandığı faturaların mahcuzlara uygunluğunun belirlenemediği, üçüncü kişi ile borçlu şirket ortaklarının aynı yer nüfusuna kayıtlı olduğu, arada organik bağ bulunduğu, haciz adresindeki iş yerinin aynı yerdeki 88 numaralı yerdeki monitörden izlendiği, çok özel nitelikteki bu tertibatın eskiden kalma olduğu iddiasının gerçekle bağdaşmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Takip borçlusu şirket hakkında Asliye Ticaret Mahkemesi’nde 2010/203 Esas sayı ile devam eden iflasın ertelenmesi davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu davanın sonucunda verilecek iflas kararı kesinleştiğinde borçlu hakkındaki icra takipleri düşeceği için dava konusu haciz de ortadan kalkacaktır (İİK’nun 193/2. maddesi ).
İstihkak davasının sonucuna etki edeceği için iflas ile ilgili davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğinin dikkate alınmaması hatalı olmuştur.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.