Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/3195 E. 2017/2059 K. 16.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3195
KARAR NO : 2017/2059
KARAR TARİHİ : 16.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 1- Sanık … hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 62/1, 52/2-4, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2- Kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma ve kültür varlığı ticaretine aykırılık suçlarından sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
3- Kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan sanıklar …, …, … ve Ramiz Şahin hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat
4- Kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma suçundan sanık … hakkında; 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca Beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık …’nin mahkumiyetine; sanıklar …, …, …, …, … ve …’in beraatlerine ilişkin hükümler, sanık … ile şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, şikayetçi kurumun, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan sıfatı ile kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1- Sanıklar …, …, … ve …’in beraatlerine ilişkin hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen “kültür varlıkları bulmak amacıyla izinsiz kazı yapma” suçunun sanıklar … ve … tarafından; “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun sanıklar …, … ve … tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların atılı suçları işlediklerine dair soyut iddia dışında, savunmalarının aksini gösterir, mahkumiyetleri için yeterli, her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, sanıklar …, …, … ve …’in beraatlerine ilişkin hükümlerin, isteme uygun olarak ayrı ayrı ONANMASINA,
2- Sanık …’nin mahkumiyetine ilişkin hükmün incelenmesinde ise;
Anayasa Mahkemesi’nin, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin bir nedene dayanmayan; sanığın, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca taksitlendirilmesine karar verildikten sonra, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, “taksitlerden birisi süresinde ödenmediği taktirde kalan ayların taksitlerinin tamamının bir defada sanıktan alınmasına” karar verilmesi ve uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı TCK’nın 50/6 ve infaza ilişkin 5275 sayılı Kanunun 106. maddeleri uyarınca hapis cezasına çevrilme ihtarı yapılması,
b- 2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü’ne teslimine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ayrıca müsaderesine de hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususlarda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinde yer alan beşinci paragrafının son cümlesinin, “taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde, geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına” şeklinde düzeltilmesi; altıncı paragrafının hükümden çıkartılması; (17) numaralı bendinin, “2863 sayılı Kanunun 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi suça konu taşınır kültür varlıklarının, aynı Kanunun 75. maddesi uyarınca Müze Müdürlüğü’ne teslimine” şeklinde düzeltilmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3- Sanıklar … ve …’un beraatlerine ilişkin hükümlerin incelenmesine gelince;
Sanık …’un Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzurunda verdiği ifadede, babasına ait olup kendisi tarafından kullanılan arazide çalışırken traktörün pulluğuna büyükçe bir taşın takıldığını, tek başına yerinden oynatamadığı için dünürü olan sanık … ile ertesi gün tekrar tarlaya giderek, taşı beraberce kaldırdıklarını, taşın altındaki mezara benzeyen boşluğun içinden suça konu kültür varlıklarının çıktığını, sözü edilen varlıkları sanık …’e verdiğini, daha sonra, köylerinin muhtarı olan …’ın kendisini arayarak, kültür varlıklarını satmak üzere müşteri bulabileceğini söylediğini, köylerinin eski muhtarı olan …’in de … ile birlikte eserleri pazarlamayı üstlendiğini, adı geçen her iki şahsın varlıkları satmak için 1.5 ay uğraşmalarına rağmen satamadıklarını, bu işi beceremedikleri için yaptıklarından pişman olduğunu, kültür varlıklarını tarladan sanık … ile birlikte çıkardıklarını, … ve …’ın da pazarlama işini aldıklarını beyan ettiği;
Sanık …’in Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzurunda verdiği ifadede, sanık …’un tarlasında adı geçen sanık ile birlikte çalışırken, traktörün pulluğuna takılan taşı kaldırdıklarında, altından mezara benzer bir boşluk çıktığını, boşluğun içini karıştırdıklarında suça konu kültür varlıklarını bulduklarını, varlıkların 20 – 25 gün kadar sanık …’in evinde, 10 – 15 gün kadar da kendi evinde kaldığını, daha sonra, köylerinin muhtarı olan …’a haber verdiklerini, muhtarın, varlıkların müzeye teslim edilmesi gerektiğini söylemesine rağmen tereddüt ederek, söyleneni yapmadıklarını, kültür varlıklarını, çalınmaması için … ile birlikte onun bahçesindeki duvara sakladıklarını, … ve …’ın, varlıkları satmaya çalışıp çalışmadıklarını bilmediğini beyan ettiği;
Hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’ın Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzurunda verdiği ifadede, sanık …’un tarlasında tarihi eser bulunduğuna dair söylentiler üzerine konuyu adı geçen sanık ile görüştüğünü, sanık …’in kendisine, buldukları eserleri satmaya çalıştıklarını, bir aydır alıcı aradıkları halde bulamadıklarını söyleyip, eserlerin pazarlanması hususunda yardımcı olmasını istediklerini, köylerinin eski muhtarı olan …’in de olayı sonradan öğrenerek, pazarlama ile ilgili yardım edebileceğini dile getirdiğini, belirtilen amaçla eserleri Mustafa Memiş isimli şahsa verdiklerini, 15 gün kadar adı geçen şahısta kalan eserleri, satılamaması üzerine geri aldıklarını, yaklaşık bir ay boyunca … ile birlikte, köylerinde ve çevresinde ulaşabildikleri alıcılara, telefon veya internet yoluyla eserleri pazarlamaya çalıştıklarını, ancak, satışı gerçekleştiremediklerini, daha sonra sanık … ile bir araya gelerek, “1.5 aydır malzemeleri satmak için uğraşıyoruz, ancak satamadık, başımızı gereksiz yere ağrıttık” deyip, eserleri sanık …’e verdiklerini, adı geçen sanığın, …’in evinin yanındaki bahçeye gömdüğü eserlerin kolluk kuvvetlerine rızaen teslim edildiğini, suça konu eserleri bulanların sanıklar Alaattin ve Hüsamettin olduğunu, … ile kendisinin de bunları satmak için uğraştıklarını, ancak beceremediklerini beyan ettiği;
Yine hakkında kültür varlığı ticaretine aykırılık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık …’in de Cumhuriyet Savcılığı’nda müdafii huzurunda verdiği ifadede, sanık …’un tarlasında çalışırken tarihi eser bulduğunun köyde herkes tarafından konuşulduğunu, bahse konu arazinin kendisine ait olduğu düşüncesiyle birçok kişinin araması üzerine konuyu köylerinin muhtarı …’a sorduğunu, …’ın, olayın doğru olduğunu, eserlerin sanık …’in dünürü olan sanık …’de bulunduğunu ve pazarlanması hususunda kendisinden yardım istendiğini söylediğini, daha sonra, satması için Mustafa Memiş isimli şahsa verilen eserleri adı geçen şahıstan alıp köye götürdüklerini, sanık …’e, “biz bu işten yorulduk, başımıza bela alacağız, altınları al” dediklerini, adı geçen sanığın da bahse konu altınları alıp birkaç saat sonra saklaması için kendisine geri verdiğini, sanık … ile birlikte eserleri evinin bahçesine gömdüklerini beyan ettiği;
Yukarıda açıklanan beyanlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanıklar … ve …’in, sanık …’in ölmüş babasına ait tarlada buldukları suça konu kültür varlıklarının satışı için, haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen … ve … ile anlaştıkları, … ve …’ın belirtilen amaçla birçok kişi ile görüştükleri halde, eserlerin satışını gerçekleştiremedikleri, daha sonra sanık …’in, kültür varlıklarını, … ile birlikte, adı geçen şahsın bahçe duvarının ortasındaki taşın arkasına sakladığı, dolayısıyla, sanıklar … ve …’in, bildirimi yapılmamış olan korunması gerekli taşınır kültür varlıklarını ticari maksatla … ve …’a vermek suretiyle üzerlerine atılı “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işledikleri anlaşılmakla; adı geçen sanıkların, 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, cezalandırılmaları için yeterli delil bulunmadığına dair dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraatlerine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, sanıklar … ve …’un beraatlerine ilişkin hükümlerin isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.