Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/17033 E. 2017/5015 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17033
KARAR NO : 2017/5015
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın müşteki …’e yönelik eylemi yönünden; hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Sanığın katılan …’e yönelik eylemi yönünden; katılana ait suça konu cep telefonunun adliye binasının eklentisi niteliğindeki bahçe içerisinden alındığının anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeksizin, aynı yasanın 142/1-a maddesi ile hüküm kurulması,
3-Sanığın katılan …’e yönelik eylemi yönünden; suç tarihi itibariyle TCK’nın 142/1-a maddesinde düzenlenen suçun alt sınırının 2 yıl hapis cezasını gerektirdiği ve hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrasında sanığa alt sınırdan ceza verildiği belirtildiği halde, temel cezanın 3 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle, hükümde çelişki yaratılması,
4-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
5-Sanığın tekerrüre esas alınan Antalya 4. Asliye Mahkemesi’nin 25.12.2013 tarih ve 2013/674-989 E.-K. sayılı ilamındaki mahkumiyetinin, TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve (1) numaralı bozma gerekçesinde de belirtildiği üzere hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi uyarınca, TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek, hakkında yukarıda anılan ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 09.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.