YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12778
KARAR NO : 2017/3825
KARAR TARİHİ : 11.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 67/2, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm yokluğunda tefhim edilen sanığa, Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca 04/06/2014 tarihinde yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulüne uygun olmadığı, sanığın mernis adresinde eşinin imzasına usulünce gerçekleştirilen tebliğin 21/07/2014 tarihinde yapıldığı dikkate alındığında, 25/07/2014 tarihli temyiz başvurusunun süresinde olduğu ve ayrıca, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edilmediğinden, adı geçen kurum tarafından davaya katılma hakkının kullanılamadığı anlaşılmakla, sanığın ve şikayetçi vekilinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddini öneren tebliğname görüşüne iştirak edilmemiş, suçtan zarar gören … adına hazine vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, şikayetçi kurumun, 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan sıfatı ile kabulüne karar verilerek ve katılan vekilince ibraz olunan 26/06/2014 tarihli temyiz dilekçesinde, vekalet ücreti eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesinin istenmesi karşısında, vekalet ücreti ile sınırlı şekilde temyiz isteminde bulunulduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Sanığın aşamalardaki savunmalarında, suça konu eserleri Diyarbakır ili, Silvan ilçesi, Batman yolu üzerinde, poşet içerisinde bulduğunu beyan etmesi ve bunların kültür varlığı ticaretinde kullanıldığına dair delil mevcut olmaması karşısında, soruşturma aşamasında bir kısmı müzeye teslim edilen bir kısmı da adli emanete alınan toplam 188 adet eser ve obje üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, mevcut durumları itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, tasnif ve tescile tabi, bildirim zorunluluğu olan, yani 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları tespit edilip, anılan niteliği haiz olduklarının belirlenmesi halinde sanık hakkında “haber verme sorumluluğuna aykırılık” suçundan anılan Kanunun 67/1. maddesi uyarınca hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü uzmanlarınca soruşturma aşamasında düzenlenen raporlar hükme esas alınmak ve haber verme zorunluluğunu düzenleyen 2863 sayılı Kanunun 4. maddesi yollamasıyla kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu düzenleyen aynı Kanunun 67/2. maddesi uygulanmak suretiyle yasal hükümler karıştırılarak karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- 2863 sayılı Kanun kapsamında kalan taşınır kültür ve tabiat varlıkları ile anılan Kanunun kapsamı dışında kalmakla birlikte, “taklit” olan objelerin, 2863 sayılı Kanunun 75. maddesi uyarınca müzeye teslimine, diğerlerinin ise sahibine iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı,
2- Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi tatbik edilirken, Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.