YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1400
KARAR NO : 2017/3696
KARAR TARİHİ : 08.05.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 Sayılı Yasa Uyarınca Tazminat
Hüküm : Davanın reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak “466 Sayılı Yasa Uyarınca Tazminat”, yerine ”Haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle tazminat”, “19.06.2014” olan dava tarihi yerine “16.06.2014” ibarelerine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı, olarak kabul edilmiştir.
Davacı hakkındaki tutuklama işlemi, 1 Haziran 2005 tarihinden önce gerçekleştiğinden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 6. maddesine göre, davacının tazminat talebi 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun hükümlerine tabi olacaktır.
466 sayılı Kanunun 2. maddesine göre de “verilen kararların kesinleştiği veya bu iddiaların mercilerince karara bağlandığı tarihten itibaren üç ay içinde” davanın açılması gerekmektedir. Kanunda öngörülen 3 aylık sürenin, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 23.03.2010 tarih ve 2009/256 esas, 2010/57 sayılı kararı ile, “kesinleşen kararların tebliğinden” itibaren başlayacağı kabul edilmiş, ancak, kesinleşmiş kararların tebliğini öngören bir kanuni düzenleme bulunmaması nedeniyle, kararının tebliğ edilmemesi halinde tazminat davasının hangi sürede açılacağı hususu belirtilen kararda tartışılmamış, Ceza Genel Kurulu’nun 6.5.2014 tarih ve 141-229 sayılı kararında da 466 sayılı Kanuna göre incelenen tazminat davasının usul ve yasaya uygun yapılan kesinleşmesinden itibaren her halükarda 10 yıl içinde eğer kesinleşmiş beraat kararı tebliğ edilmiş ise tebliğ tarihinden itibaren 3 ay içinde davanın açılması gerektiği kabul edilmiştir.
İncelemeye konu olan tazminat davasına dayanak teşkil eden ceza dava dosyasında 24.12.1996 tarihinde verilip, 02.01.1997 tarihinde kesinleşen hüküm ile tazminat davasının açılmış olduğu 19.06.2014 tarihine kadar 17 yıldan fazla süre geçtiği ve mahkeme tarafından aynı yönde yapılan değerlendirme sonucu davanın 10 yıllık süreden sonra açıldığı gerekçesi ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahkemece davacı lehine tazminat isteme şartlarının oluşmadığı gerekçeleri gösterilerek davanın reddine karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı yön bulunmadığından, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 08.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.