YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13941
KARAR NO : 2017/5269
KARAR TARİHİ : 03.04.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun mahkeme kararının İİK.’nun 366. ve HUMK.’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA),
2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibi üzerine, borçlunun icra mahkemesine başvusunda; takip dayanağı çekte ismi ve imzası bulunmadığını, çekte imzası bulunan şirketlerden hiçbirisi adına imza atmadığın ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece, borçlunun itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, borçlu yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir.
Borçlunun takip konusu çekte, keşideci ve ciranta sıfatı ile isim ve imzasının olmadığına ilişkin iddiası, İİK’nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olup, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Takibin dayanağı çekte, borçlu …’ın isim ve imzası bulunmadığı halde, alacaklının belirtilen çek yönünden de borçlu hakkında takip yaptığı ve dolayısıyla anılan çeki takibe koymada en azından ağır kusurlu olduğu gözetilerek mahkemece, takip dayanağı çek yönünden İİK’nun 169a/6. maddesi gereğince borçlu lehine tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.