Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/16809 E. 2014/16418 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16809
KARAR NO : 2014/16418
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, İstanbul 22. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4727 sayılı Takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, İcra Müdürlüğü’nün 2012/2211 sayılı Talimat dosyasında yapılan 02.12.2011 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi Şirkete ait olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haciz tarihi itibarı ile davalı borçlu Şirketin tasfiye edildiğini, tüzel kişiliğinin ortadan kalktığını, bu nedenle haczin geçersiz sayılması gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, davacı ve borçlu Şirket arasında ortaklık yapısı nedeni ile organik bağ bulunduğunu, aynı davalı borçlunun tasfiyesinin usulsüz olduğunu, hüküm ifade etmeyeceğini, diğer yandan bu nedenle açılan ihya davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: takip borçlusu Şirket hakkında kira alacağı nedeni ile icra takibi başlatıldığı, borca itirazın iptali istemi ile açılan davanın kabul ile sonuçlandığı, ancak buna ilişkin kararın temyiz incelemesinin devam ettiği ve kesinleşmediği, 02.08.2010 tarihli kararla borçlu şirketin tasfiyesine gidildiği, 16.11.2011 itibarı ile tasfiyenin sonuçlandığı, ancak İstanbul 43. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/127 Esas sayılı dosyası ile yeniden ihyasına karar verildiği, ancak buna ilişkin hükmün temyiz incelemesinde bozulduğu, tasfiye edilmiş şirketin mallarının haczedilemeyeceği, ispat yükünün davalı alacaklıda olduğu, tazminata ilişkin koşulların gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.

Borçlu Şirket hakkında İstanbul 43. Asliye ticaret Mahkemesi’nde 2013/127 Esas sayılı dosyası devam ettiği anlaşılan ihya davasının sonucu dava ehliyeti açısından eldeki istihkak davasının sonucuna etki edecek mahiyette olup bekletici mesele yapılması gerekir.
Diğer yandan kabule göre de; hacizli forklift 2918 sayılı Yasa gereğince tescile tabi araçlardan olup, bununla ilgili tescil belgesinin sunulamadığının dikkate alınmaması da hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 992,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine
18.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.