Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2013/23746 E. 2014/16376 K. 18.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/23746
KARAR NO : 2014/16376
KARAR TARİHİ : 18.09.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki şikayet tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Alacaklı tarafından başlatılan takibe dayanak ilam İstanbul 4. İdare Mahkemesi’nin 2006/691 Esas – 2006/1079 Karar sayılı 23.05.2008 tarihli 31.733,98 TL’nin tahsiline ilişkin ilamdır.
Borçlu vekili İcra Mahkemesi’ne başvurusunda, 2577 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesine göre öncelikle idareye başvuru yapılması gerektiğini ileri sürerek takibin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, takibin vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik kısmı için 2577 sayılı Yasa’nın 28/2. maddesi uyarınca idareye başvuru gerektiğinin kabulü ile bu kalemler yönünden takibin iptaline karar verilmiştir.
05.07.2012 tarihli 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 58. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesinin 2. fıkrası; “Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur” şeklinde değiştirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle şikayetin tümden kabulü gerekirken, kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.