Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/23393 E. 2014/25364 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23393
KARAR NO : 2014/25364
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Davacı vekili, davacının davalı bankada işçilikte geçen dönemi için ödenmeyen kıdem tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.12.2013 gün ve 2011/43422 Esas, 2013/33106 Karar sayılı kararı ile “davacının davalıya ait işyerinde sözleşmeli personel olarak çalıştığı, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 1995/1 Esas 1996/1 Karar sayılı ilke kararında, özelleştirme kapsamında olsun veya olmasın Kamu İktisadi Teşebbüslerinde sözleşmeli personel statüsünde çalışanların kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idarî yargı olduğunun hükme bağlandığı, sözleşmeli personelin konumu statü hukukunu ilgilendirdiğinden, idare ile çıkacak olan uyuşmazlıkların iş mahkemeleri yerine idarî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yerine davanın kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5/05/2004 tarih ve 2004/79 E. 2004/263 K. sayılı kararında, “..bir kimsenin girdiği özel hukuk ilişkisinden, diğer tarafın tek yanlı iradesi ile çıkarılıp kamu hukuku statüsüne sokulması mümkün olmadığından statü değişikliği sebebiyle davacının iş kanununa tabi hizmet akdi ile geçirdiği hizmetine uygun olarak kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerekeceği..” belirtilmiştir. Davacı tarafın bozmayı takiben Mahkemeye ibraz etmiş olduğu Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2013/8646 E. 2013/16474 K. sayılı kararına benzer durumda olan davacıya ödenmesi gereken kıdem tazminat alacağının tahsiline dair verilen kararın onanmış olduğu” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “davacının davalıya ait işyerinde sözleşmeli personel olarak çalıştığı, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 1995/1 Esas 1996/1 Karar sayılı ilke kararında, özelleştirme kapsamında olsun veya olmasın Kamu İktisadi Teşebbüslerinde sözleşmeli personel statüsünde çalışanların kurumları ile olan ilişkilerinden doğan anlaşmazlıkların çözüm yerinin idarî yargı olduğunun hükme bağlandığı, sözleşmeli personelin konumu statü hukukunu ilgilendirdiğinden, idare ile çıkacak olan uyuşmazlıkların iş mahkemeleri yerine idarî yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği, davanın yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddi yerine davanın kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile verdiği bozma kararı
usul ve yasaya uygun olup davacının 04.01.1982-17.07.1988 tarihleri arasında iş sözleşmesi ile, bu tarihten 30.04.2002 tarihine kadar da kendi isteği ile sözleşmeli personel olarak çalıştığı, sözleşmeli personel olarak çalışılan dönem için iş mahkemesinin görevli olmadığı, bu nedenle direnmenin yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesinin yapılmak üzere dosyanın 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE, 08.09.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.