YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23392
KARAR NO : 2014/25363
KARAR TARİHİ : 08.09.2014
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 08.07.2013 gün ve 2011/19791 Esas, 2013/20772 Karar sayılı kararı ile “somut olayda; davalı alt işveren, ihale süresinin bitimi nedeni ile yeni projede görevlendirileceklerinden bahisle işçilere duyuru yapılması hususunda asıl işverene başvurduğu, bu duyuru ve noter vasıtası ile yapılan davetlere rağmen davacı işçinin, ihale süresinin bitiminde şirket merkezine gitmeyip, 17 ve 18.07.2009 tarihlerinde devamsızlık yaptığı ayrıca devir olgusuna dayalı olarak daha sonraki alt işverende de çalışmasını sürdürmediği, işçinin devamsızlığının haklı herhangi bir gerekçeye dayanmadığı gibi, iş yeri devrinin işçiye iş akdini fesih imkanı da tanımadığı, bu durumda, davalı işverenin devamsızlık nedeni ile iş akdini feshi haklı nitelikte olup yanılgılı değerlendirme ile kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “… kayıtlarında işten çıkış tarihi olarak belirtilen 16/07/2009 tarihinden sonra 17/07/2009’da toplantı yapılacağı duyurusunun usulüne uygun olarak yapılmadığı; 16/07/2009 tarihinden sonra çekilen 23/07/2009 tarihli, ” davacının devamsızlığına ve toplantıya katılmadığına dair” ihtarın … kayıtları ile de çelişkili olduğu, bir an için geçerli bir duyuru yapıldığı varsayılsa dahi, duyuru içeriğinin belli olmadığı, olsa dahi, davalının davacıyı görevlendireceği yeni işin niteliği ile nerede icra edileceğinin belirtilmediği, bu bağlamda davacının, davalı tarafından verilen yeni görevi kabul etmek zorunluluğunun bulunmadığı” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dairemizin “somut olayda; davalı alt işveren, ihale süresinin bitimi nedeni ile yeni projede görevlendirileceklerinden bahisle işçilere duyuru yapılması hususunda asıl işverene başvurduğu, bu duyuru ve noter vasıtası ile yapılan davetlere rağmen davacı işçinin, ihale süresinin bitiminde şirket merkezine gitmeyip, 17 ve 18.07.2009 tarihlerinde devamsızlık yaptığı ayrıca devir olgusuna dayalı olarak daha sonraki alt işverende de çalışmasını sürdürmediği, işçinin devamsızlığının haklı herhangi bir gerekçeye dayanmadığı gibi, iş yeri devrinin işçiye iş akdini fesih imkanı da tanımadığı, bu durumda, davalı işverenin devamsızlık nedeni ile iş akdini feshi haklı nitelikte olup yanılgılı değerlendirme ile kıdem ve ihbar tazminatları taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “… kayıtlarında işten çıkış tarihi olarak belirtilen 16/07/2009 tarihinden sonra 17/07/2009’da toplantı yapılacağı duyurusunun usulüne uygun olarak yapılmadığı; 16/07/2009 tarihinden sonra çekilen 23/07/2009 tarihli, ” davacının devamsızlığına ve toplantıya katılmadığına dair” ihtarın … kayıtları ile de çelişkili olduğu, bir an için geçerli bir duyuru yapıldığı varsayılsa dahi, duyuru içeriğinin belli olmadığı, olsa dahi, davalının davacıyı görevlendireceği yeni işin niteliği ile nerede icra edileceğinin belirtilmediği, bu bağlamda davacının, davalı tarafından verilen yeni görevi kabul etmek zorunluluğunun bulunmadığı” gerekçesi ile direnilmiş olup, işveren tarafından düzenlenen işten ayrılma bildirgesinde iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 17. Maddesi uyarınca feshedildiğinin belirtildiği, bu nedenle direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 08.09.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.