Yargıtay Kararı 16. Ceza Dairesi 2016/1881 E. 2017/116 K. 17.01.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1881
KARAR NO : 2017/116
KARAR TARİHİ : 17.01.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İftira
Hüküm : TCK’nın 267/1, 62, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri uyarınca mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, sanığın aşamalardaki özde değişmeyen savunmaları, tanık …’in sanık …’in uyuşturucu madde kullandığını bildiğini beyan etmesi, sanık …’in uyuşturucu kullanma suçundan delil yetersizliğinden beraat etmesi ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasanın 74. maddesi ile garanti altına alınan “anayasal dilekçe-şikayet hakkı”nı kullanma niteliğinde bulunması karşısında, sanığın unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanık …’in, uyuşturucu maddenin diğer sanık …’e ait olduğunu söyleyerek iş yerine gelen polis memurlarına teslim ettiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında tayin olunan temel cezanın TCK’nın 267/2. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verileceği de gözetilerek, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hapisten çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde 5237 sayılı TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden BOZULMASINA, 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.