Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/15105 E. 2014/17132 K. 25.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/15105
KARAR NO : 2014/17132
KARAR TARİHİ : 25.09.2014

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil (Mal rejimlinden kaynaklanan)

… ve … ile … ve … aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 09.05.2012 gün ve 231/571 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, vekileden ile davalılardan …’nun 1972 yılından beri evli olup diğer davalının Şeyhmus’un gayri resmi eşi olduğunu, davalı …’un vekiledenin boşanma davası açacağını öğrenmesinden sonra 4721 sayılı TMK uyarınca edinilmiş mal niteliğinde 2005 yılından sonra satın almış olduğu 17, 18, 13 ve 1 parsel sayılı taşınmazları diğer davalı …’a muvazaalı olarak devrettiğini, yapılan bu devir işleminin aynı zamanda ileride mirasçılık sıfatını kazanacak diğer vekileden …’nun miras hakkını etkilediğini açıklayarak, davalı … üzerindeki kaydın iptaliyle diğer davalı … adına tesciline, aksi halde alacağın sonuçsuz kalmaması için dava konusu taşınmazın haciz ve satışını isteyebilmeleri yönünde hüküm kurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, mal rejiminin tasfiyesi amacıyla açılan davalarda tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulamayacağını, dava konusu taşınmazların 1971 yılında miras yoluyla intikal ettiğini bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nun 575. maddesi uyarınca mirasçılık sıfatı ancak murisin ölümü ile kazanılacak olup; somut olayda, … sağ olmakla davacı … mirasçılık sıfatını henüz kazanmadığına, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin …’nun davasının reddine ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün bu kısmının ONANMASINA,
Davacı vekilinin …’na ilişkin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinin içeriği ve yargılama oturumlarındaki beyanlara göre, istek TMK. 202 ve devamı

maddeleri gereğince edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesine ilişkindir. Taraflar 25.08.1972 tarihinde evlenmiş, 25.04.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 28.01.2014 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Dava mal rejiminin tasfiyesine ilişkindir. 4787 sayılı Aile Mahkemeleri’nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK’nun m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemeleri kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla o yerde bulunan Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin Aile Mahkemesi sıfatıyla bu tür davalara bakılacağı öngörülmüştür. Görev kamu düzeniyle ilgili olup yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden re’sen dikkate alınması gerektiğinden dava hakkında görevsizlik kararının verilmesi (Asliye Hukuk Mahkemesi’nin Aile Mahkemesi sıfatıyla bakılmasına ara kararıyla karar verilmesi) gerekirken bu husus gözden kaçırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerindedir. Kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 1.195,45 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.