YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13810
KARAR NO : 2014/22277
KARAR TARİHİ : 25.09.2014
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay’ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 06.03.2014 gün ve 2012/21141 Esas – 2013/6133 Karar sayılı ilama karşı davacı vekilince verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmış; bu karara karşı, davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle dava red olduğu halde idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine karar verilmiş gibi onama yapıldığı anlaşılmakla;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 06.03.2014 gün 2013/21141-2014/6133 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın imar planının kesinleşmesinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmaması ve fiilen el atılmaması nedenleriyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz imar planında “Sağlık Tesis Alanı” olarak ayrılmış ise de mahallinde yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporlarına göre taşınmaza idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmi kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 03.05.1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle yargı yolu bakımından mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi sonuç itibari ile doğrudur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığından usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, temyiz eden davacıdan peşin alınan karar düzeltme harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 25.09.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.