Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2014/23390 E. 2014/25361 K. 08.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/23390
KARAR NO : 2014/25361
KARAR TARİHİ : 08.09.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı vekili, davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla mesai ve tatil çalışmaları karşılığı ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.02.2014 gün ve 2012/802 Esas, 2014/4678 Karar sayılı kararı ile “davalı … ve ihbar olunan Şirket aleyhine açılan ve temyiz edilmeden 30.05.2010 tarihinde kesinleşen işe iade davasında, alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığı, alt işverenin yeni ihaleyi alamaması nedeniyle davacıyı çalıştıracağı işyeri bulunmadığından alt işveren tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, kesinleşen işe iade davasında, feshin haklı nedenle yapıldığı sonucuna varıldığı, bu karar hatalı dahi olsa, sonradan verilen başka bir karar ile gerekçesi ve sonucunun değiştirilemeyeceği ve tarafları bağlayacağı, mahkemece, kıdem-ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “feshin geçersizliği davasında ret gerekçesinde fesih sebebi olarak iş sözleşmesinin alt işveren olan şirketin, üst işveren olan Belediye ile ihale süresinin sona ermesi ve alt işverenin davacıyı çalıştıracak herhangi bir işinin olmaması gerekçe olarak gösterildiği, bu gerekçenin, haklı fesih sebebinin gerekçesi değil, geçerli fesih sebebinin bir gerekçesi olduğu, kaldı ki kararda geçerli fesih belirtildiği halde bu gerekçeye ters düşecek şekilde sadece “haklı” sözcüğünün yazılmasının asıl gerekçesini değiştirmeyeceği” gerekçesi ile bozmaya karşı direnilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dairemizin “davalı … ve ihbar olunan Şirket aleyhine açılan ve temyiz edilmeden 30.05.2010 tarihinde kesinleşen işe iade davasında, alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığı, alt işverenin yeni ihaleyi alamaması nedeniyle davacıyı çalıştıracağı işyeri bulunmadığından alt işveren tarafından yapılan feshin haklı sebebe dayandığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği, kesinleşen işe iade davasında, feshin haklı nedenle yapıldığı sonucuna varıldığı, bu karar hatalı dahi olsa, sonradan verilen başka bir karar ile
gerekçesi ve sonucunun değiştirilemeyeceği ve tarafları bağlayacağı, mahkemece, kıdem-ihbar tazminatı isteklerinin reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu” gerekçesi ile verilen karara karşı yerel mahkemece “feshin geçersizliği davasında ret gerekçesinde fesih sebebi olarak iş sözleşmesinin alt işveren olan şirketin, üst işveren olan Belediye ile ihale süresinin sona ermesi ve alt işverenin davacıyı çalıştıracak herhangi bir işinin olmaması gerekçe olarak gösterildiği, bu gerekçenin, haklı fesih sebebinin gerekçesi değil, geçerli fesih sebebinin bir gerekçesi olduğu, kaldı ki kararda geçerli fesih belirtildiği halde bu gerekçeye ters düşecek şekilde sadece “haklı” sözcüğünün yazılmasının asıl gerekçesini değiştirmeyeceği” gerekçesi ile direnilmiş olup, feshin geçersizliğine ilişkin karardaki tespitin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinde sayılan haklı nedenlerden bulunmadığı, bu nedenle unsur etkisinden söz edilemeyeceği anlaşılmakla, direnmenin doğru olduğu, yerel mahkemesince bu hususun düzeltildiği anlaşıldığından, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine 08.09.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.