Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/35280 E. 2016/18511 K. 08.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/35280
KARAR NO : 2016/18511
KARAR TARİHİ : 08.11.2016

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davacı şirket ve fer’i müdahil vekilleri tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı şirket vekili, davalı başvurusu üzerine davalı lehine olumlu yetkisi tespiti yapıldığını, yazının kendilerine 03.03.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, eldeki davanın 6 iş günlük süre içinde yetkili makam olan kaydettirilerek açıldığını, olumlu yetki tespitine konu işyerinin de bulunmasına rağmen davacı şirkete ait aynı işkolunda birden çok işyerinden oluşan bir işletmenin varlığı nedeni ile 6356 sayılı Kanun’un 34/2 inci maddesi hükmü gereği davanın işletme merkezinin bağlı olduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesi olarak ’de açıldığını,Mahkemelerinin yetkili olduğunu, olumlu yetki tespitinin hatalı olduğunu, zira davacı şirkete ait 4 8211 0707 1341445.034.10-000 işyerinde 92; 4 8121 0707.034.41-03 sicil numaralı işyerinde 174; 4 8121 0101 1509520.035.03-47 sicil numaralı işyerinde 76; 4 8121 0101 1509505.035.06-32 sicil numaralı işyerinde 13; 4 5629 0101 1551037.035.23-48 sicil numaralı Birliğine bağlı sağlık tesisleri işyerinde 29; 4 8121 0101 1509496.035.20-23 sicil numaralı işyerinde 33; 2 5629 0101 1450357.035.31-540 sicil numaralı işyerinde 8 ve 2 8121 0101 1205175.035.23-88 sicil numaralı işyerinde 1 olmak üzere 426 işçi çalıştığını, yetki tespitinde dikkate alınan işyeri ile aynı işkolunda olup işletme oluşturan bu işyerlerinin bir bütün olarak dikkate alınması gerektiğini, bu durumda 61 üyesi bulunan davalı Sendika’nın %40 çoğunluk olan 171 üye sayısına ulaşamadığından yetki tespitinin iptali gerektiğini, ayrıca üyeliklere ilişkin bilgilerin da celbi gerektiğini, davalı’nın tek taraflı düzenlendiği belgelere göre işlem yapılamayacağını iddia ederek davalı Bakanlığın 25.02.2016 tarih ve 71106642/103.02-4740 sayılı olumlu yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davaya bakmaya yetkili olduğunu, davacı tarafından açılan davaya konu yetki tespitinin 6356 sayılı Kanunun 42 inci maddesinin 7 inci fıkrası gereğince müvekkili Bakanlığa gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile işverenler tarafından yapılan işçi bildirimlerinin birlikte değerlendirilmesiyle sonuçlandığını, tarafından ne ait işyerlerinde toplu iş sözleşmesi yapmak için 13/11/2015 tarihinde yetki tespiti başvurusu yapılması üzerine Bakanlıkça yapılan inceleme neticesinde söz konusu işyerinde 93 işçinin çalıştığı 61 işçinin Genel İş Sendikası’na üye olduğu tespit edilerek buna ilişkin 25/02/2016 tarihli ve 4740 sayılı yetki tespiti yazısının taraflara gönderildiğini, ayrıca dava dilekçesinde de muhatabın asıl işveren olan olması gerektiğinin ifade edildiğini, alt işverenlerin fiziksel olmasa da hukuken ayrı bir işyeri sahibi olarak bir toplu iş sözleşmesinin tarafı olabilmelerinin mümkün görüldüğünü, asıl işverene de alt işverenlerce yapılacak toplu iş sözleşmelerinden doğan yükümlülükler için işçilere karşı birlikte sorumluluk yüklendiğini, 13/11/2015 tarihli ve 2015-432 sayılı başvurusu ait … hizmet alımı işyeri ile ilgili olması ve hizmet alım sözleşmesinin 4734 sayılı Kanunun 62 maddesinin 1 inci fıkrasının e bendi kapsamında bulunması nedeniyle belirtilen yönetmelikler uyarınca söz konusu yetki tespitinin işyeri bazında verildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. beyanla davanın reddini istemiştir.
Davalı Sendika vekili, davalı tarafından yapılacak yetki tespiti işlemlerinde 4734 sayılı Kanunun 62 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi uyarınca ihale alan alt işverenlere ait her bir ihale sözleşmesinin ayrı bir işyeri olarak değerlendirildiğini, aynı alt işveren tarafından aynı işkolunda yapılan her bir ihale sözleşmesi için işyeri düzeyinde yetki tespiti yapıldığını, aksi bir uygulamanın söz konusu olmadığını, davaya bakmaya yetkili mahkemelerin mahkemeleri olduğunu, müvekkili Başkanlığının açtığı 93 işçiyi kapsayan hizmet alım ihalesi sonrasında ihaleyi alan ve ihale makamı Belediye ile sözleşme imzalayan Tic. Ltd. Şti işyeri ile ilgili yetki tespiti isteminde bulunulduğunu, Bakanlığın da bu istem üzerinden müvekkili sendikanın yasanın aradığı gerekli çoğunluğu sağladığını tespit ettiğini, söz konusu hizmet alım ihalesinin 93 işçiyi kapsadığını, müvekkili sendikanın ise söz konusu 93 işçinin 61 ini üye kaydettiğini ve iptali istenen çoğunluk tespitinin 93 işçiyi kapsayan hizmet alım ihalesi ile ilgili bakanlıkça verilen yetki tespiti olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Müdahil Belediye vekili, müvekkili Belediyenin alt işvereni konumunda olan davacı şirketin aynı iş kolunda birden fazla işyerinin mevcut olduğunu, bu işyerlerinde gerekli sayısal çoğunluğa sahip olmayan davalı Sendika’ya işyeri düzeyinde toplu iş yetkisi verilmesinin hatalı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “…4735 Sayılı Kamu İhale sözleşmeleri Kanununun 8. Maddesine 10/09/2014 tarihinde 6552 S.K. Nun 13. Md.si ile eklenen 3.fıkrada 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmelerinin alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümlerine göre yürütülüp sonuçlandırılacağı, Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması hâlinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödeneceği, kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemeyeceği, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemeyeceği ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemeyeceği ve bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usullerin, görüşü alınmak suretiyle belirleneceği yasal olarak düzenlenmiştir.
4735 Sayılı Yasanın 8/3. Maddesine istinaden çıkarılan ve 22.01.2015 tarihli resmi gazetede yayınlanan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin, 4/2. Maddesine göre tarafından yapılacak yetki tespit işlemlerinde, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde iş alan alt işverenin; AYNI İHALE SÖZLEŞMESİ KAPSAMINDA tek bir işyerinin bulunması halinde işyeri düzeyinde, birden fazla işyerinin bulunması halinde ise işletme düzeyinde yetki tespiti verileceğinin ve aynı ihale sözleşmesi kapsamında birden fazla işkolunda işyerinin bulunması halinde, her bir işkolundaki işyeri/işyerlerinin ayrı ayrı değerlendirileceği belirtilmiş olup, davacı şirket ile hizmet alım sözleşmesi yapan … tarafından aynı ihale sözleşmesi kapsamında bulunan başka bir işyerinin bulunmadığı bu nedenle davalı Bakanlık tarafından davacı şirketin alınan ihale sözleşmesi kapsamında tescil edilmiş 4.8211.07.07 1341445 .034 .10. 94.000 sicil numaralı işyerinde işyeri düzeyende yetki tespiti yapılmasında 4735 Sayılı Yasanın 8/3 ve bu maddeye istinaden çıkarılan yönetmelik hükümlerine aykırı bir yön bulunmadığı ve yetki tespiti yapılan işyerinde çalışanların yarıdan fazlasının davalı sendika üyesi olduğunun da dosya kapsamı ile sabit olması karşısında davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesi gerekmiş” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmesi Kanunu’nun 10.09.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 13.maddesi ile değişik 8.maddesinin göre, “Sözleşme türlerine göre fiyat farkı verilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kamu İhale Kurumunun teklifi üzerine Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Sözleşmelerde yer alan fiyat farkına ilişkin esas ve usullerde sözleşme imzalandıktan sonra değişiklik yapılamaz. (Ek fıkra: 10/9/2014-6552/13 md.) 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran bu Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 18/10/2012 tarihli ve 6356 sayılı Kanunu hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikası tarafından bu fıkraya göre sonuçlandırılması hâlinde, belirlenen ücret ve sosyal haklardan kaynaklanan bedel artışı kadar idarece fiyat farkı ödenir. Kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemez, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemez ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemez. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin esas ve usuller, görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenir.
Ek fıkra: 10/9/2014-6552/13 md.) 22/9/2012 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihalesi yapılan ve ihale dokümanında fiyat farkı hesaplanabilmesine ilişkin hüküm bulunan yapım işleri ihalelerinde, yaklaşık maliyetin yarısından fazlasını akaryakıt giderinin oluşturduğu ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla fesih veya tasfiye edilmeksizin geçici kabulü yapılmış işler ile devam eden işlerin, 22/9/2012 tarihinden sonra gerçekleştirilen kısımlarında kullanılan akaryakıta ilişkin olarak özel tüketim vergisinde gerçekleşen artış nedeniyle fiyat farkı hesaplanmasında 3l/8/20l3 tarihli ve 28751 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2013/5217 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri uygulanır.”
4735 sayılı Kanun’un 6552 sayılı Kanun’un 13.maddesi ile değişik 8.maddesinin 3. fıkrasına göre Maliye Bakanlığınca çıkarılan “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik”in tanımlar başlıklı 3.maddesinin (b)bendinde işyeri “4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlere ait sözleşme kapsamında işin yürütüldüğü yerler olarak tanımlanmış; “Toplu iş sözleşmesinin kapsamı ve yürütülmesi” başlıklı 4 ncü maddesinde ise, “(1) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinde tanımlanan asıl işveren-alt işveren ilişkisi çerçevesinde alt işveren tarafından münhasıran 4734 sayılı Kanun kapsamına giren kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde çalıştırılan işçileri kapsayacak olan toplu iş sözleşmeleri; alt işverenin yetkilendirmesi kaydıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisi tarafından 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülür ve sonuçlandırılır. Kamu işveren sendikalarınca yürütülen toplu iş sözleşmeleri için bir uyuşmazlık söz konusu olduğunda bu uyuşmazlığın 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılması halinde de fiyat farkı ödenir.(2) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılacak yetki tespit işlemlerinde, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale alan alt işverenlere ait her bir ihale sözleşmesi ayrı bir işyeri olarak değerlendirilir. Aynı alt işveren tarafından aynı işkolunda yapılan her bir ihale sözleşmesi için işyeri düzeyinde yetki tespiti verilir. 3) Alt işveren, 4735 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince merkezi yönetim kapsamındaki kamu kuruluşlarının üyesi bulunduğu kamu işveren sendikalarından birisini yetkilendirebilir. Bu yetkilendirmenin 6356 sayılı Kanunun 44 üncü maddesine göre verilen yetki belgesinin alt işverene tebliği tarihinden itibaren altı iş günü içerisinde yapılması zorunludur. Bu süre içinde yetkilendirme yapılmadığı takdirde toplu iş sözleşmesi kamu işveren sendikasınca yürütülmez ve sonuçlandırılmaz. Kamu işveren sendikasının yetkilendirildiğine dair belgenin bir sureti aynı süre içerisinde alt işveren tarafından yetkili işçi sendikasına gönderilir.(4) Merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin üyesi bulunduğu kamu işveren sendikası tarafından yürütülmeyen ve 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre sonuçlandırılmayan toplu iş sözleşmeleri için fiyat farkı ödenemez, 4857 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin yedinci fıkrası esas alınarak asıl işveren sıfatından dolayı ücret farkına hükmedilemez ve asıl işveren sıfatıyla sorumluluk yüklenemez.(5) Toplu iş sözleşmesi görüşmeleri yetkili işçi sendikası ile alt işveren adına yetkilendirilen kamu işveren sendikası arasında yürütülür.(6) Yetkilendirilen kamu işveren sendikası; toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gereği her türlü yazışmayı yapmaya, cevaplandırmaya, tutanakları düzenlemeye ve toplu iş sözleşmesini imzalamaya yetkilidir.(7) Toplu iş sözleşmesi, her bir ihale sözleşmesi dikkate alınarak işyeri düzeyinde imzalanır. Toplu iş sözleşmesinin süresi ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” hükümlerine yer verilmiştir.
Ancak bu Yönetmeliğin 27.3.2015 tarih ve 29298 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi yürürlükten kaldırılmış, aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin ikinci ve yedinci fıkraları,”(2) tarafından yapılacak yetki tespit işlemlerinde, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ihale edilen işlerde iş alan alt işverenin; aynı ihale sözleşmesi kapsamında tek bir işyerinin bulunması halinde işyeri düzeyinde, birden fazla işyerinin bulunması halinde ise işletme düzeyinde yetki tespiti verilir. Aynı ihale sözleşmesi kapsamında birden fazla işkolunda işyerinin bulunması halinde, her bir işkolundaki işyeri/işyerleri ayrı ayrı değerlendirilir. Yetki tespit başvurusuna; ihale sözleşmesini yürüten idareden temin edilecek sözleşme konusu işin 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında olduğunu, alt işverenin unvanını, işin niteliğini, sözleşme kapsamındaki işyeri/işyerlerinin sicil numarası/numaralarını, sözleşmenin başlangıç ve bitiş tarihleri ile belirlenecek diğer bilgileri ihtiva eden resmi yazı eklenir. İhale sözleşmesini yürüten kamu kurum ve kuruluşu, talep tarihinden itibaren en geç on gün içinde bu bilgileri işçi sendikasına vermek zorundadır.”; “(7) 6356 sayılı Kanun hükümlerine uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesinin süresi, ihale sözleşmesinin süresini geçemez.” şeklinde değiştirilmiştir.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesinin 34.maddesine göre ise,” (1) Bir toplu iş sözleşmesi aynı işkolunda bir veya birden çok işyerini kapsayabilir. (2) Bir gerçek ve tüzel kişiye veya bir kamu kurum ve kuruluşuna ait aynı işkolunda birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesi ancak işletme düzeyinde yapılabilir. (3) Grup toplu iş sözleşmesi, tarafların anlaşması üzerine bir işçi sendikası ile bir işveren sendikası arasında, birden çok üye işverene ait aynı işkolunda kurulu işyerleri ve işletmeleri kapsamak üzere yapılır. (4) İşletme toplu iş sözleşmesi yapılacak işyerlerinin aranılan niteliğe sahip olup olmadıklarına ilişkin uyuşmazlıklar, işletme merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemede on beş gün içinde karara bağlanır. Kararın temyizi hâlinde Yargıtay on beş gün içinde kesin olarak karar verir.
Yukarıdaki yasal ve yönetsel düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirket vekili, davalı Bakanlık tarafından davalı Sendika lehine aynı ihale sözleşmesi kapsamında tek işyerinin bulunması nedeni ile işyeri düzeyinde olumlu yetki tespiti yapıldığını ancak davacı şirketin aynı işkolunda başka işyerleri de bulunduğunu, bu nedenle yetki tespit işlemlerinin işletme düzeyinde değerlendirilmesi gerektiğini iddia ederek olumlu yetki tespitine itiraz etmiştir.
Davacının yukarıda belirtilen itirazı ve davada çözümlenmesi gereken sorun, 6552 sayılı Yasa’nın 13 ncü maddesi ile değişik 4735 sayılı Yasa’nın 8 nci maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan ve az yukarıda içerdiği düzenlemeler özetlenen Yönetmelik hükümleri karşısında, davacı şirkete ait aynı iş kolunda yeraldığı iddia edilen ancak yetki tespitinde dikkate alınmayan işyerlerinin işletme kapsamında değerlendirilmesinin gerekip gerekmediği, aynı ihale sözleşmesi kapmasında aynı işkolunda tek işyerinin bulunması nedeni ile işyeri düzeyinde yapılan yetki tespitinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle belirtilmelidir ki, 6356 sayılı ‘nın 34/2 inci maddesindeki aynı işverene ait aynı iş kolundaki birden fazla işyeri için işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapılabileceğine ilişkin hüküm, emredici ve kamu düzenine ilişkin bir düzenlemedir.
Öte yandan, 6552 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değiştirilen 4735 sayılı Yasa’nın 8 inci maddesinde alt işverenin yaptığı toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farkların asıl işveren olan bu yasa kapsamına giren kamu kurum veya kuruluşları tarafından ödenmesi için her bir ihale ile alınan işin görüleceği işyeri için aynı iş kolunda yeralan aynı alt işverene ait ancak aynı ihale kapsamına girmeyen işyerleri ile birlikte işletme sayılsa bile işyeri düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi verileceğine ilişkin 6356 sayılı Yasa’nın 34/2 nci maddesindeki emredici düzenlemenin aksini öngören bir düzenleme yeralmamaktadır. Alt işverenin ihale ile aldığı işi yürütürken çalıştırdığı işçilerin toplu iş sözleşmesinden yararlanması halinde toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan farkların asıl işveren olan kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenmesi için aynı iş kolunda yer alsa bile (aynı ihale kapsamına girmeyen) her bir işyeri için ayrı ayrı toplu iş sözleşmesi yetkisi verilmesi gerektiğine ilişkin düzenleme, 2015 yılı Ocak ayında Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren tarafından çıkarılan yukarıda sözü edilen Personel Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğin 3 ve 4.maddeleri ile getirilmiş ise de, bu düzenlemeler aynı iş kolunda yeralan aynı işverene ait işyerlerinin işletme sayılarak tek bir toplu iş sözleşmesi (işletme toplu iş sözleşmesi) yapılacağına dair 6356 sayılı Yasa’nın 34/2 nci maddesine açıkça aykırı olduğu gibi, bu emredici hükmün (6356 sayılı Yasa madde 34) normlar hiyerarşisinde yasadan çok sonra gelen yönetmelik ile değiştirilmesi de mümkün değildir. Bu nedenle yönetmelik ile getirilen bu düzenlemelere geçerlilik tanınamayacağından, davacı şirketin olumlu yetki tespitinde dikkate alınan işyeri ile aynı işkolunda işyerlerinin bulunduğu ve işletme iddiası üzerinde durularak, bu konuda gerekli araştırma, inceleme ve değerlendirme yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, yönetmelik hükümlerine değer verilerek aynı ihale kapsamında tek işyerinin bulunduğu ve yetki tespitinin doğru olduğu gerekçesi ile davanın reddi hatalı olmuştur.
O halde davacının ve fer’i müdahilin bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenler BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ve fer’i müdahile iadesine, 08.11.2016 gününde oybirliği ile ve KESİN olarak karar verildi.