YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9232
KARAR NO : 2017/3885
KARAR TARİHİ : 18.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden; 5271 sayılı CMK’nın 225. (1412 sayılı CMUK’nın 257 ve 150.) maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, iddianamede sanığın temyiz dışı diğer sanık …’ya karşı eylemi anlatılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 267/1. maddesi gereğince iftira suçundan cezalandırılmasının talep edildiği, resmi belgede sahtecilik eylemi ile ilgili bir anlatım bulunmadığı gözetilmeden, sanığa ek savunma hakkı tanınarak yargılamaya devamla iddianame kapsamında olmayan 5237 sayılı TCK’nın 204/1. maddesi gereğince resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Sanık … hakkında iftira suçundan verilen mahkumiyet kararı yönünden; sanık hakkında diğer sanık …’ya karşı iftira ederek, hakkında soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği iddiası ile açılan davada; katılan …’nun şikayeti üzerine sanıklar hakkında başlatılan soruşturma aşamasında sanık …’un ifadelerinde suça konu senedi kendisinin düzenlediği ve imzaların kendisine ait olduğu ancak bedel kısmının boş olduğu ve kefil olarak gösterilen …’nun adını kendisinin yazmadığı, diğer sanık …’ın veya yanında çalışanların yazmış olabileceği şeklinde beyanda bulunması, diğer sanık …’ın ise katılan …’ın adını, T.C Kimlik numarasını senede kendisinin yazdığına dair ifadesinin dosya içerisinde bulunan 22.03.2013 tarihli ekspertiz raporu ile doğrulanmış olması ve aynı raporda senet üzerindeki bedel, alacaklı şirket adı, düzenleme tarihi ile yer bilgilerinin sanık …’in eli ürünü olup olmadığı konusunda kanaat edinilememesi, sonradan alınan 22.01.2014 tarihli ekspertiz raporunda ise senette bahsi geçen kısımların sanık …’in elinden çıkmış olmasının mümkün ve muhtemel olduğuna dair tespitlerin kesinlik içermemesi ve sanık …’in ifadesinin savunma hakkı kapsamında kalması karşısında; sanığın iftira kastının bulunmadığı ve suçun hukuka aykırılık unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden, sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
3-Kabule göre ise; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.