Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/17466 E. 2017/5158 K. 10.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17466
KARAR NO : 2017/5158
KARAR TARİHİ : 10.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanık … hakkında hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığı bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen ve 30/06/2014 tarihinde sanığın savunması alınırken bildirdiği adresine usulüne uygun tebliğ edilen hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 310/1 maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süreden sonra 13.08.2014 tarihinde temyiz eden sanık …’un temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi delaletiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanık … hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığı bozma ve mala zarar verme suçlarından dolayı kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Sanığın, polisler tarafından yakalanmasından sonra müştekinin işyerinden çaldığı ayakkabı ve botların evinde olduğunu beyan edip, evden getirerek polislere kendiliğinden verdiği ve alınan eşyaların bir kısmı müştekiye teslim edildiği ancak müştekinin mahkemede iade edilen ayakkabıların giyilmiş olması nedeniyle çöpe attıklarını, satışının mümkün olmadığını beyan etmesi karşısında, tebliğnamedeki bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı, 24.11.2015 günlü resmi gazetede yayınlanan kısmi iptal kararı uyarınca TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkra (b) bendinde düzenlenen seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılamaya yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasından TCK 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümden (b) bendinin çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.