Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2017/15176 E. 2017/8625 K. 04.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15176
KARAR NO : 2017/8625
KARAR TARİHİ : 04.04.2017

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1)Sanık … hakkında;
a) 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e-son, 43/1, 62, 52/2-4, 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
b) 5237 sayılı TCK’nın 207/1, 43/1, 62, 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
2)Sanık … hakkında;
a) 5237 sayılı TCK’nın 158/1-e-son, 168/2, 62, 52/2-4, 51, 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet
b) 5237 sayılı TCK’nın 207/1, 168/2, 62, 51, 53/1. maddesi uyarınca mahkumiyet

Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, ayrı ayrı sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık …’nın yokluğunda verilen gerekçeli kararın, savunmasında belirttiği adres yerine doğrudan mernis adresine tebliğe çıkarılması karşısında, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre mahkumiyet hükmünün tebliğine ilişkin 25/02/2015 tarihli tebligat işleminin usule uygun yapılmadığı ve kararın kesinleşmediği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz itirazının süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanık …’in, … Tarım Ürünleri alım satım firmasının temsilcisi olduğu ve gerçekte ürün satın almadığı ya da müstahsil makbuzlarında gösterilenden daha az ürün satın aldığı halde sanık …’ya ve temyiz kapsamı dışındaki diğer sanıklara komisyon karşılığı sahte müstahsil makbuzu tanzim ederek verdiği, onların da bu makbuzlar ile 2010 yılında baklagil hububat fark desteklemesi için başvuruda bulunarak katılan kurum aleyhine haksız menfaat temin ettikleri iddia edilen olayda;
Sanıkların ve temyiz kapsamı dışındaki diğer sanıkların beyanları, soruşturma aşamasındaki araştırma tutanakları ve kovuşturma aşamasındaki bilirkişi raporu, 2010 yılına ait Bakanlar Kurulu tebliği, katılan kurum beyanları, ÇKS dosyaları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların üzerlerine atılı nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını iştirak halinde işledikleri sabit olduğundan mahkemenin mahkumiyet hükümlerinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir. Bu açıklama kapsamında sanığın iştirak ettiği tüm eylemler neticesinde ortaya çıkan haksız menfaat miktarının gün karşılığı belirlenerek bunun üzerinden sonuç cezanın hesaplanması gerekirken eksik ceza tayini ve ayrıca mahkemenin kabul ve uygulamasındaki adli para cezasının da hesap hatası neticesinde eksik hesaplanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın hakkında beraatine hükmolunması gerektiğine dair temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA,
2)Sanık …’nın nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine dair temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Her iki suç açısından; adli sicil kaydına göre suç tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkasının bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında; ”sanığın adli sicil kaydından daha önce kasıtlı suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi
b)Kabul ve uygulamaya göre de,
aa) Sanık hakkında TCK’nın 158/1-e maddesinden hüküm kurulurken 158/1-son cümlesi uyarınca temel ceza belirlemesinde hapis cezasının 3 yıldan az olamayacağı öngörüldüğü halde 2 yıl belirlenerek hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
bb)Sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçuna dair hükümde suçun niteliği itibari ile TCK’nın 168. maddesinde yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması gerekirken uygulanması suretiyle eksik ceza tayini,
cc)Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken; hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmemesi ve TCK’nın 51/7-8 maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. Maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. Maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.