YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/109
KARAR NO : 2017/3849
KARAR TARİHİ : 18.05.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Direnme
02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 38. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna; (1) Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlarla ilgili Yargıtay ceza daireleri tarafından verilen bozma kararları üzerine mahkemelerce verilen direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulunda bulunan dosyalar kararına direnilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir” biçiminde geçici 10. madde eklenerek direnme üzerine gelen, halen Ceza Genel Kurulunda bulunan ve henüz karara bağlanmamış olan dosyaların da kararına direnilen daireye gönderileceğinin belirtilmiş olması nedeniyle, Yargıtay Ceza Genel Kurulun’ca Dairemize gönderilen dosya yeniden okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.03.2013 tarih, 2013/13 Esas ve 2013/103 Karar sayılı direnme kararı yerinde olduğundan kabulü ile Dairemizin 07.11.2012 gün, 2012/11698 Esas ve 2012/18909 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, karar verilerek yapılan incelemede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibarıyla tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nın 102/4 maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, sanıkların mahkeme huzurunda ilk sorgusunun yapıldığı 26.01.2006,10.03.2006 tarihlerinden, 24.05.2011 günlü ilk düşme kararının verildiği tarihe kadar gerçekleştiği gözetilerek kamu davasının 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesi yerine 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2. maddeleri uyarınca ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan “104/2” ibaresinin çıkarılmasına ve “ortadan kaldırılmasına” ibaresi çıkartılarak yerine “CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca asli dava zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine” ibaresi yazılmak suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.