YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3059
KARAR NO : 2017/4270
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 18.01.2017 tarihli tevdi kararı uyarınca; katılanlar Serkan, Sedat ve Zeynep’e yokluklarında verilen kararın tebliğ edildiği ve adı geçenlerin hükmü temyiz etmedikleri belirlenerek yapılan incelemede:
Trafik kazası tespit tutanağına ve dosya kapsamına göre; 07.07.2012 olan suçun işlendiği tarihin, gerekçeli karar başlığına, 07.07.2011 olarak yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı kabul edilmiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.1997 gün, 119/136 sayılı kararında belirtildiği üzere, mahkemece aksine bir kayıt öngörülmemesi nedeniyle kararda gösterilmeyen taksit sürelerinin birer ay ara ile olduğu değerlendirilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan, katılanlar vekillerinin ceza miktarına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanığa hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2- Kendisini ayrı vekiller ile temsil ettiren katılanlar Vezir ve Karanfil lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususlarda aynı Kanun’un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 5 numaralı bölümünün ilk paragrafının, “Sanığa hükmedilen 2 yıl 11 ay hapis cezasının, TCK’nın 50/4. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurulup, 1 gün karşılığı takdiren 20,00 TL olarak belirlenerek, sanığın neticeten 1060 gün karşılığı 21.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasına, “7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan …’e ödenmesine,”, “8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için öngörülen 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan …’e ödenmesine,” bölümlerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.