Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/16827 E. 2017/3992 K. 16.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16827
KARAR NO : 2017/3992
KARAR TARİHİ : 16.05.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal
Hükümler : 1- Hakaret suçundan dolayı TCK’nın 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 125/1, 125/4, 129/1, 62/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan dolayı TCK’nın 134/2, 62/1, 51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan vekili tarafından sunulan süre tutum ve gerekçeli temyiz dilekçelerinin içeriğine göre; katılan vekilinin sanık hakkında hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin bulunmadığı anlaşıldığından, hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesini öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK’nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL’ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; 16.10.2014 tarihinde hakaret suçundan dolayı doğrudan hükmedilen 1140 TL’den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanık …’in, eski eşi olan mağdur … ile mağdurun Volkan isimli erkek arkadaşının beraber ve ayrı ayrı çektirdikleri özel resimlerini, facebook adlı sosyal paylaşım sitesinde yayımlayıp, mağdurla erkek arkadaşı arasındaki ilişkinin varlığını ve boyutunu başkalarının görgüsüne sunarak üzerine atılı TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğine dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Hükmolunan uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nın 53/1. madde ve fıkrası uyarınca belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de; hapis cezasının kanuni sonucu olan bu hususun, Anayasa Mahkemesinin TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da dikkate alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olup, hükmün bu nedenle düzeltilerek onanmasını öneren tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına, katılan vekilinin ceza miktarına, erteleme hükümlerinin uygulanmasına ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.