YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/8068
KARAR NO : 2017/4059
KARAR TARİHİ : 17.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa Mahkemesinin, TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53.maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesi gerekliliğinin infaz aşamasında gözetilebilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Kasıtlı suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütlerden olan failin kastı, suçun işleniş biçimi ile meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken; somut olayda, atılı suçu ikrar eden, sabıkası bulunmayan, dava konusu olay haricinde dosyaya olumsuz bir hali yansımayan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden sanık hakkında, kastının yoğunluğu ve meydana gelen tehlikenin ağırlığı gözetilerek, hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak, teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayini,
2-CMK’nın 231/6. maddesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiğinin bildirilmesine göre, yapılan kontrolde 1,61 promil alkollü olduğu tespit edilen, eylemi ile herhangi bir zarar oluşturmayan, adli sicil kaydında sabıkası bulunmayan ve “tevilli beyanı” nedeniyle hakkında TCK’nın 62/1. maddesinin uygulandığı görülen sanık hakkında, “Sanığın dosyaya yansıyan kişiliği, olayın oluşundaki tüm argümanlar ve tehlike suçu olarak tüm topluma zarar verme ihtimali birlikte değerlendirilerek sanığa verilen cezaya ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi uygulandığında, ilerde bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememizde olumlu kanaat hasıl olmadığından” şeklindeki dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.