YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17241
KARAR NO : 2017/4259
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç Tarihleri : 15/12/2012-17/12/2012
Hükümler : 1- Sanık … Yel hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan dolayı TCK’nın 133/1, 63, 51/1-3. maddeleri
gereğince mahkumiyet
2- Şantaj suçundan dolayı sanıklar … ve Nurcan Yel haklarında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat
Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanık …’ın mahkumiyetine, şantaj suçundan sanıklar Seyfi ve Nurcan’ın beraatlerine ilişkin hükümler, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Sanık … hakkında kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Ses kaydının çözümüne ilişkin bilirkişi raporuna ve dosya kapsamına göre; sanık …’ın, dayısının kızı olan katılan … ile yüz yüze yaptıkları, içeriği özel, aleni olmayan konuşmaları, katılanın bilgisi ve rızası dışında kaydettiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık ile katılan arasında geçen konuşmaya bir üçüncü kişinin dahil olmaması ve sanığın tarafı olduğu konuşmayı kaydetmesi nedeniyle TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçunun yasal unsurlarının oluşmamasından dolayı sanığın sübut bulan eyleminin TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında yanılgıya düşülüp, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle sanık hakkında TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan hüküm kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) Sanığa hükmedilen hapis cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılırken, TCK’nın 62. maddesi yerine, uygulama alanı bulunmayan mahsuba ilişkin TCK’nın 63. maddesi yazılmak suretiyle CMK’nın 232/6. madde ve fıkrasına aykırı hareket edilmesi,
b) TCK’nın 51/1-b madde, fıkra ve bendi uyarınca, sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık duyup duymadığı irdelenip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına dayanak olarak gösterilen “Sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde kanaat oluşmadığından” ibareleri ile çelişki oluşturacağı da nazara alınmaksızın, dosya kapsamına uygun düşmeyen ve kanundaki ibarelerin tekrarına dayalı soyut gerekçelerle sanığa hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi,
c) Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
3- Sanıklar Seyfi ve Nurcan haklarında şantaj suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Katılan …’in aşamalarda özde değişmeyen ve tanık anlatımlarıyla da doğrulanan samimi beyanlarına, sanık …’nin kaçamaklı savunması ile adı geçen sanığın kullanımındaki GSM hattından katılanın kardeşi olan tanık Diler’e gönderilen mesaj içeriğine, sanık … tarafından katılanın bilgisi ve rızası dışında kaydedilen konuşmalara ve dosya kapsamına göre; evli olan sanıklar Seyfi ve Nurcan’ın, katılan …’e, talep ettikleri miktardaki parayı vermediği takdirde, cinsel içerikli özel konuşmalarını içeren ve gizlice kaydedilen ses kaydını ifşa edecekleri tehditleriyle TCK’nın 107/2. madde ve fıkrasındaki şantaj suçunu işlediklerinin sübut bulduğu gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülüp, dosya kapsamına uygun düşmeyen yazılı gerekçelerle sanıklar hakkında CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.