Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/647 E. 2017/4020 K. 17.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/647
KARAR NO : 2017/4020
KARAR TARİHİ : 17.05.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 1-Taksirle öldürme suçu bakımından; TCK’nın 89/1 maddesi gereğince mahkûmiyet,
2-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu bakımından; TCK’nın 179/3, 53/1. maddeleri gereğince mahkûmiyet,

Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, üst yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın 120 promil alkollü olarak sevk ve idare ettiği araçla yaralamalı trafik kazasına neden olması eylemi nedeniyle 04/01/2013 tarihli iddianame ile 89/1, 89/2-b ve 22/3 maddeleri gereği kamu davası açıldığı, her ne kadar sanığın eylemi sonucu trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve taksirle yaralama suçları birlikte oluşsa da, TCK’nın 179. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen suçun tehlike suçu niteliğinde olduğu ve meydana gelen netice ile zarar suçuna dönüşmüş olması karşısında, sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan açılan bir dava bulunmadığı da gözetilmeden, sanık hakkında her iki suçtan mahkumiyet hükmü kurulması,
Kabule göre:
2-Taksirle yaralama suçu nedeniyle kurulan hükümde, bir kişinin 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, sanığın tam kusurlu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet kurallarına uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, üst sınırdan ceza vermek suretiyle teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
3-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu nedeniyle kurulan hükümde ise, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun yasal unsurlarının tarif edildiği TCK’nın 179/3. maddesinin, yaptırım yönünden aynı maddenin ikinci fıkrasına atıfta bulunmasından dolayı sanık hakkında temel ceza belirlenirken, uygulanan kanun maddesinin, “TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2. maddesi” şeklinde gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
4- Temel ceza belirlenirken, TCK’’nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle aynı Kanun’un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracak şekilde 120 promil alkollü olarak araç kullandığı anlaşılan sanık hakkında, TCK’nın 179/3. maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 179/2. ve 49/1. maddeleri gereğince, 1 ay ile 2 yıl arasında hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan yerel mahkemece, saptanan alkol miktarına nazaran, benzer olaylarla karşılaştırıldığında eylem ile ceza arasındaki muvazeneyi bozacak, adalet ve hakkaniyete uygun düşmeyecek biçimde teşdidin derecesinde yanılgıya düşülerek, 1 yıl temel hapis cezası belirlenmesi suretiyle sanığa fazla ceza verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, üst yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 17.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi