Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/21262 E. 2014/20589 K. 10.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/21262
KARAR NO : 2014/20589
KARAR TARİHİ : 10.11.2014

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının onanmasına dair 10.09.2013 tarih, 2013/7535 Esas, 2013/11600 Karar sayılı Daire ilâmının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçi vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

… 12. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10376 Esas sayılı dosyasında, 11.10.2012 tarihinde … İcra Dairesi’ne yazılan talimat ile; borçlu … Tic. A.Ş.’nin belirtilen ya da alacaklı vekilince gösterilen adreslerinde menkul haczi yapılmasının talep edildiği, 12.10.2012 tarihinde talimat İcra Dairesi’nce menkul haczi için gösterilen adrese gidildiği, adreste üçüncü kişi … A.Ş.’ ye ait iş yeri levhasının asılı olduğu vergi lehvası ile vs belgelerin bulunduğu, borçluya ait herhangi bir belgenin olmadığı, üçüncü kişi şirket yetkilisinin bu yerin kendilerine ait olduğu beyanı üzerine; icra memurunca haciz işleminin yapılmadığı, alacaklının bu kararın iptalini … İcra Hukuk Mahkemesi’nden talep ettiği, Mahkemece; talimat İcra Dairesi’nce, talimata uyularak işlem yapılması gerektiğinden, haciz ve muhafaza işlemi yapılmasına karar verildiği, bu karar üzerine yeniden mahalle gidildiği ve alacaklı vekilinin talebi üzerine haciz ve muhafaza işlemi yapılmak istenmesi karşısında istihkak iddiasını yineleyen üçüncü kişi şirket yetkilisi, işyerinde haciz ve muhafazayı engellemek amacı ve alacaklıya ödenmemek şartı ile, borç miktarı kadar parayı dosyaya depo ettiği, daha sonra da üçüncü kişi adresinde yapılan haczin İİK’nun 99. maddesi gereğince yapılması ve menkullerin kendilerine yediemin olarak bırakılması gerektiği halde, buna uyulmadan alacaklı vekili talebi ile haciz ve muhafaza işlemi yapılması usulsüz olduğundan, menkullerin kendilerine yediemin olarak bırakılması ve depo edilen bedelin kendilerine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
… İcra Mahkemesi’nce, menkul haciz işlemi yapılmadığı, üçüncü kişi tarafından borcun ödendiği, bu nedenle İİK’nun 99. maddesi gereğince işlem yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK’nun 96. maddesi gereğince; “üçüncü bir şahıs tarafından o mal üzerinde mülkiyet veya rehin hakkı iddia edildiği takdirde, icra dairesi bunu haciz ve icra zabıtlarına geçirir ve keyfiyeti iki tarafa bildirir ve istihkak iddiasına karşı itirazları olup olmadığını bildirmek üzere alacaklı ve borçluya üç günlük mühlet verir…”, yine aynı Yasa’nın 97. maddesinde; istihkak iddiasına karşı alacaklı veya borçlu tarafından itiraz edilirse, icra memuru dosyayı hemen icra mahkemesine verir. İcra mahkemesi varacağı kanaate göre takibin devamına veya talikine karar verir, ayrıca aynı Yasa 99. maddesinde; “haczedilen şey, borçlunun elinde olmayıp da üzerinde mülkiyet veya diğer bir ayni hak iddia eden üçüncü kişi nezdinde bulunursa, bu kişi yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. İcra müdürü, üçüncü kişi aleyhine icra mahkemesinde istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün mühlet verir, düzenlemeleri mevcut olup, anılan bu ilkeler ışığında işlem yapma yetkisi asıl takibin yapıldığı yer icra dairesine ait olup, aynı Yasa’nın 79. maddesi gereğince yazılan talimat üzerine malların bulunduğu yer icra dairesince yapılan haciz işlemi sırasında bu işlemler yapılamaz talimat icra dairesi istihkak iddiasını zabta geçirerek evrakı asıl icra dairesine gönderir. Asıl İcra Dairesi’nce üçüncü kişinin istihkak iddiası iddiası üzerine açıklanan bu ilkeler doğrultusunda işlemler yapılır.
Bu durumda, Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin menkuller yerine para depo ederek, haczi para üzerine tatbik ettirdiği, İcra Dairesi’nin talimatı doğrultusunda haciz işlemi yaptığı, üçüncü kişinin İİK’99. maddesi gereğince işlem yapılması isteminin asıl İcra Dairesi’nce incelenip karara bağlanacağı gerekçesiyle, istemin reddine karar verilmesi yerine, olaya uygun olmayan gerekçeyle ret hükmü kurduğu, anılan bu nedenle mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekirken, Dairemizce doğrudan onandığı anlaşılmakla, şikayetçi vekilinin karar düzletme isteminin kabulü gerekmiştir .
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 10.09.2013 tarih ve 2013/7535 Esas 2013/11600 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı gerekçe ile İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’ nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ONANMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.