YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7375
KARAR NO : 2014/14743
KARAR TARİHİ : 30.06.2014
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün ONANMASINA ilişkin olarak daireden verilen 04/12/2013 gün ve 2013/9828-20908 E.K. sayılı ilamın karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı Hazine tapu kaydına dayanarak dava açmış, yargılama sırasında 07/02/1963 tarih 36 sayılı tapu kaydını dayanağı olarak bildirmiştir. Ayrıca davacı Hazine aynı tapu kaydına dayanarak başka taşınmazlara karşı da dava açmıştır. Aynı tapu kaydına dayanılarak başka taşınmazlara karşı açılan dava dosyalarının, tapu kayıtlarının sağlıklı bir şekilde yerine uygulanması, gereği gibi değerlendirme yapılması ve birbiri ile çelişkili karar çıkmasının önüne geçilmesi amacıyla birleştirilerek görülmesi gerekir. Nitekim öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre davalardan biri hakkında verilecek hükmün diğer davanın ya da davaların sonucunu etkileyeceğini anlaşılması halinde davalar arasında fiili ve hukuki irtibatın varlığının kabulü zorunlu olup davaların birlikte çözümlenmesi uygulama birliği açısından gereklidir. Bu olgu sağlıklı bir sonuca varmanın, dava ekonomisine uymanın temel koşullarındandır.
Ancak; mahkemece davacı Hazine’nin aynı tapu kaydına dayanarak farklı taşınmazlara karşı açtığı dava dosyaları birleştirilmediği gibi davacı Hazine’nin dayanağı olan 07/02/1963 tarih 36 sayılı tapu kaydı dahi usulüne uygun olarak yerine uygulanmamıştır. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturmada yetersizdir.
O halde, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı Hazine’nin aynı tapu kaydına dayanarak dava açıtığı diğer taşınmazlara yönelik dava dosyaları birleştirilmeli, davacı Hazine’nin dayanağı 07/02/1963 tarih 36 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğün’den getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğün’den sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacı Hazine’nin tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığı tereddütsüz olarak belirlenmeli, taşınmazın tutunulan tapu kaydı kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde yeterli ve usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılmalı, bu cümleden olarak dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tutanak bilirkişileri dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmüne göre davalı taraflar ile ortak miras bırakanın ve varsa dava dışı diğer mirasçılarının onaylı nüfus kayıt örnekleri ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenip ilgililer adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle başkaca taşınmaz mal tesbit yada tescil edilip edilmediği, Kadastro, Tapu Sicil ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm delliler birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı Hazine’nin karar düzeltme isteminiN bu nedenle kabulüne Dairemizce verilen 04/12/2013 gün ve 2013/9828-20908 E.K. sayılı ONAMA ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, yukarıda açıklanan gerekçelerle davacı Hazine’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30/06/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.