YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/30342
KARAR NO : 2017/3339
KARAR TARİHİ : 22.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığa ait “… İletişim” adlı işyerinde yapılan aramada suça konu bilgisayarların ele geçirildiği, sanığın bilgisayarları… isimli kişiden aldığını savunduğu ve bu kişinin adres bilgisini verdiği, sanığın suç tarihine yakın bir zaman dilimi içinde başka hırsızlık suçuna ilişkin olayda kamera görüntülerinin olduğu, dosya içeriğindeki …’ın müdafii huzurunda kollukta alınan ifadesinde, 2007 yılında sanık … ve temyiz dışı sanık … ile hırsızlık suçları işlediklerine dair anlatımlarının bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın savunmasında belirttiği Kadir Kahraman isimli kişinin araştırılarak tespiti halinde tanık sıfatıyla olaya ilişkin bilgi ve görgüsünün sorulması ve sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık hakkında, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından düzenlenen iddianamede anlatılmadığı ve sevk maddesi olarak da yazılmadığı halde, ek savunma hakkı verilmeden, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5237 sayılı TCK’nın 165. maddesi uyarınca sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanması isteğinin, 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi uyarınca taktiri indirim hükümlerinin uygulanması talebini de içerdiği halde, bu konuda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 22/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.