Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/12218 E. 2017/3566 K. 27.04.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12218
KARAR NO : 2017/3566
KARAR TARİHİ : 27.04.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 168.549,00 -TL maddi, 15.000,00-TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, Mahalli Cumhuriyet savcısı, davacı vekili, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak, “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” yerine, ”Yakalama veya Tutuklama Sonrası KYO veya Beraat Kararı Verilmesi Halinde Tazminat” ibaresine yer verilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin tüm mahalli c.savcısı ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde işletmekte olduğu ticari işletmenin faaliyetlerinde herhangi bir aksama veya durma olmadığı, 02.02.2015 tarihli ek bilirkişi raporunda da davacı hakkında koruma tedbiri uygulandığı dönemde davacının işletmesinde personel azalmasının olmadığının tespit edildiği, işletmenin davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı dönemde faaliyetlerini sürdürdüğü, anılan dönemde gelir kaybı olmasının davacının gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına bağlanamayacağı ve tutuklanması nedeniyle işyerinde gelir kaybından dolayı talep edilen maddi zarara uğranıldığı iddia edilmiş ise de dosya içeriğine göre davacının tutuklanması nedeniyle bu ticari faaliyeti ile ilgili olarak talep edilen maddi zarara uğranıldığının kabulünün mümkün olmadığı ve aksinin ispatlanamadığı değerlendirilerek, koruma tedbiri uygulanan döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılarak 5.395,30 TL’nin maddi tazminat olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 16.05.2007-15.05.2008 arasındaki dönem için yapılan hesaplama sonucu maddi tazminatın yüksek belirlendiği bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminatın fazla tayini ve davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısı ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 1. bendinde yer alan maddi tazminat miktarının “5.395,30 TL” ye indirilmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 3. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine ” Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre toplam maddi ve manevi tazminat miktarına göre belirlenen nispi vekalet ücretinin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen maktu vekalet ücretinden düşük olduğu anlaşıldığından 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.