YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8922
KARAR NO : 2017/1736
KARAR TARİHİ : 05.04.2017
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28.03.2011 tarihli iddianamesi ile sanık Dr. … ile taşeron firma elamanı olan veri giriş görevlisi diğer sanık …’ın Darıca/Kocaeli’nde … Sağlık Ocağında suç tarihi itibariyle görev yaptıkları, aynı ilçede eczanesi bulunan …’nın ihbarı üzerine soruşturma başlatıldığı, sanıklardan …’ın hastalar sağlık ocağına gelerek muayene olmadıkları halde TC. Kimlik numaralarını sisteme girdiği diğer sanık olan Dr. …’nın da hastaları muayene etmeksizin adlarına reçete düzenlediğinin iddia edildiği olayda;
Dosyanın incelenmesinde, ihbar edenin… Sağlık Grup Başkanlığı’na verdiği 25.05.2010 tarihli dilekçe ekinde yer alan 30.04.2010, 11.05.2010 ve 26.05.2010 tarihli usulsüz muayene edilmiş kişilerin isim ve TC. numaralarının yazılı olduğu 3 ayrı listede toplamda 50 ayrı suç mağduru olmasına karşın mahkemece yapılan yargılamada bu kişilerden sadece … ve …’ın dinlenilmesi ile yetinilmesi, bunun sonucu olarak 3 ayrı listede isimleri yer alan kişilerin suça konu sahte reçeteler üzerinde ilaç alımına ilişkin adlarına atılı bulunan imzaların bu kişilere aidiyeti ile reçetelerdeki düzenleyen bölümündeki imzaların sanık Dr. …’nın eli ürünü olup olmadığına ilişkin bilirkişi raporu alınmaması, suça konu sahte reçete asıllarının dosya arasına alınmaması, mahkeme huzurunda dinlenen…ve …’ın beyanlarına niçin itibar edilmediğinin kararda tartışılmaması, muhakkik … tarafından düzenlenen raporda isimleri geçen ebe … ve hizmetli…’nin ve Kocaeli SGK İl Müdürlüğü tarafından beyanları alınan … ve…’ın mahkemece hiç dinlenmemiş olması, tanık olarak beyanına başvurulan ebe…’e ise muhakkik raporunda vermiş olduğu beyanlarının sorulmaması ve ayrıca kamu zararının tespiti bakımından Kocaeli SGK İl Müdürlüğü’ne yazılan 17.10.2012 tarihli müzekkere ile sadece 30.04.2010 tarihli listede yer alan 17 kişi yönünden kamu zararının oluşup oluşmadığının sorulduğu ve diğer iki listede yer alan 33 usulsüz muayene edilmiş kişi nedeniyle kamu zararının sorularak tespit edilmediği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, suça konu reçete asıllarının celp edilip incelenmek suretiyle özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ve denetime olanak verecek şekilde asıllarının dosya içine konulması ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması halinde, ihbar dilekçesi ekinde bulunan 3 ayrı listede yer alıp mahkemece dinlenmeyen diğer kişiler ile ebe …, ebe … ve hizmetli … ve …’ın dinlenmesi, muhakkik raporunda muayene olmadıklarını belirten ancak Tuzla Asliye Ceza Mahkemesi tarafından alınan beyanlarında muayene olduklarını söylemek suretiyle çelişkiye düşen … ve …’nın yeniden dinlenerek beyanlarındaki çelişkinin giderilmesi ile anılan sahte reçeteler üzerinde ilaç alımına ilişkin adlarına atılı bulunan imzaların bu kişilere aidiyeti ile reçetelerin düzenleyen kısımlarındaki imzaların sanık Dr. …’nın eli ürünü olup olmadığına ilişkin sanığın ve tanıkların teşhise yeter oranda mukayeseye esas imza ve yazı örnekleri ilgili kurumlardan da temin edilmek suretiyle atılı imzaların aidiyeti konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan ve 11.05.2010 ve 26.05.2010 tarihli diğer listelerde yeralan 33 usulsüz muayene edilmiş kişi nedeniyle kamu zararının tespitinden sonra subutu halinde eylemin kül halinde 5237 sayılı TCK. 204/2’de düzenlenen memurun resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde sanıkların beraatlerine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istemden farklı olarak BOZULMASINA, 05.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.