Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2016/8487 E. 2017/2638 K. 30.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8487
KARAR NO : 2017/2638
KARAR TARİHİ : 30.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı üçüncü kişinin kullandığı krediye davalı ile birlikte kefil olduğunu, bankanın alacağını tahsil için takip yaptığını, müvekkilinin borç nedeniyle 2.500 TL ödeme yaptığını, davalıdan ödenen bedelin rücuen tahsili için aleyhine takip yapıldığını, takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava emiştir.
Davalı vekili, davanın reddini ve kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tarafların dava dışı borçlu için bankadan kullanılan kredinin müşterek borçlu müteselsil kefili oldukları, buna göre davacının kefile rücuen alacak talep etmesi için payından fazla ödeme yapması gerektiği, davacının 700 TL’lik ödeme iddiasının ispatlanamadığı, davacının 1.800 TL bedelli ödemesinin sadece kendi payını oluşturduğu, kendi payından fazla ödemesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-6098 sayılı TBK’nın 587. maddesi uyarınca, borcu ödeyen kefil, kendi paylarını daha önce ödememiş olması ölçüsünde, diğer kefillere karşı rücu hakkına sahiptir. Somut olayda, sözleşmede 4 kefil bulunmaktadır. Davacı asıl borçlunun borcunu kefaleten ödediği 1800 TL’yi davalı kefilden 1/4 oranında isteyebilir. Mahkemece, anılan hüküm doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.