YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12368
KARAR NO : 2017/1312
KARAR TARİHİ : 22.02.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Dairemizce verilen 19/10/2016 gün ve 2016/5890 Esas, 2016/12014 sayılı karara Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ” 5271 sayılı Kanunun 309. maddesinin 4’üncü fıkranın (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirmesi halinde, cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmesi halinde ise bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir. Bu halde yargılamanın tekrarlanması yasağı bulunduğundan, Yargıtay ceza dairesince hükmün bozulması ile yetinilmeyip, gereken kararın doğrudan ilgili daire tarafından verilmesi gerekmektedir.” şeklindeki yeniden yargılama yasağını düzenleyen hükmüne göre, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin olunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının 50/1. maddede öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesi nedeniyle yerel mahkeme kararının bozulması ile müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına karar verilmesi yerine, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren bozma nedeni olması karşısında yeni hükmün daire tarafından kurulması gerektiği” gerekçesiyle itiraz edilmekle, 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine 02/07/2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkra uyarınca itiraz konusu değerlendirildi;
Gereği düşünüldü:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2-Dairemizin 19/10/2016 gün ve 2016/5890 – 2016/12014 sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2014 tarihli ve 2014/268 esas, 2014/617 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. bendinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş bulunan sanık hakkında tayin olunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının 50/1. maddede öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk olduğunun gözetilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 28.03.2016 gün ve 94660652-105-52-1484-2016 sayılı yazılı istemlerine müsteniden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19.04.2016 gün ve 2016/132182 sayılı tebliğnamesi ile ihbar ve talep edilmekle;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, daha önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” hükmü uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediğinden;
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Ordu 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2014 tarihli ve 2014/268 esas, 2014/617 sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, CMK’nın 309/4-d maddesindeki “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme gereği bozma nedenine göre uygulama yapılarak, 3 numaralı hüküm fıkrasındaki ikinci fıkranın devamına “Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50/3. maddesindeki amir hükme göre, takdiren aynı kanunun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek TCK’nın 52/2. maddesine göre günlüğü 20 TL’den sanığın neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” şeklinde bir paragraf eklenmesi ile diğer hususların aynen bırakılmasına, infazın buna göre yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.