Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/10097 E. 2017/8085 K. 08.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10097
KARAR NO : 2017/8085
KARAR TARİHİ : 08.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … Ltd. Şti. ve … A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı …’ye ait işyerinde önce davalı … Ltd. Şirketi nezdinde ardından diğer davalı … Ltd. Şirketi alt işverenliğinde arıza bakım ve onarım işinde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, müvekkili şirket ile diğer davalılar arasında asıl işveren – alt işveren ilişkisinin mevcut olmadığını, bu sebeple davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, taşeronların çalıştırdıkları işçilere karşı kendilerinin sorumlu olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Ltd. Şirketi vekili, müvekkili şirketin davalı … tarafından yapılan ihale ile arıza onarım bakım çalışmalarını 2006-2007 tarihleri arasında yürüttüğünü, ihale sözleşmesinde işçilerin çalışma şartlarının belirlendiğini ve davacının buna göre çalıştığını, alacağı olmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Ltd. Şirketi vekili ise, davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, SGK kayıtlarına göre davacının şirkette 17.07.2007-27.08.2008 tarihleri arasında çalıştığını, tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalı asıl işveren …’ın işyerinde diğer davalı alt işverenler nezdinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız şekilde davalı tarafça fesh edildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca yıllık izin, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları da olduğu ancak fazla çalışma alacağı olmadığı, davalı … Ltd Şirketinin kendi dönemi itibariyle kıdem tazminatından sorumlu olduğu diğer davalıların ise davacı alacaklarının tamamından sorumlu oldukları, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı … vekili ile … Ltd. Şirketi vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı … vekili ile … Ltd. Şirketi vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ulusal bayram ve genel tatil alacağında, davacının ıslah dilekçesi üzerine davalı … A. Ş. vekili ile … Ltd. Şirketi vekilinin ıslaha karşı öne sürdüğü zamanaşımı def’inin değerlendirilmemesi hatalıdır.
3- Mahkemece, davalı … Ltd. Şirketi vekilinin davaya karşı öne sürdüğü zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması da hatalıdır.
4- Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmidört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 3 üncü maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı haftada 7 gün çalıştığını iddia ederken davalılar hafta tatilinde çalışma olmadığını savunmuştur.
Alacağın varlığını ispatlama yükü davacıda olup davacı delil olarak tanık beyanlarına dayanmıştır. Dinlenen davacı tanığı 15 günde 1 hafta tatilinde çalıştıklarını söylerken davalı tanığının beyanına göre hafta tatilinde çalışma yoktur.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı işyerinde haftada 5 gün süre ile çalışma kabul edilerek fazla çalışma yapılmadığı kabul edilmiş ve Mahkemece fazla çalışma talebi red edilmiştir. Davacı da bu kabule itiraz etmeyip temyize de getirmemiştir.
Fazla çalışma hususunda davalı işyerinde haftada 5 gün çalışma kabul edildiği halde 15 günde 1 hafta tatilinde çalışma kabul edilerek işyerindeki çalışma düzeni bakımından çelişkili bir sonuç oluşturulmuştur.
Açıklanan nedenler ve dosyadaki delil durumuna göre hafta tatili çalışmasının usulünce kanıtlanamadığı gözetilip buna yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı ve çelişkili değerlendirme ile kabulü bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08/05/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.