Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2015/17060 E. 2017/5026 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17060
KARAR NO : 2017/5026
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünde yer alan “b-) seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibarelerinin bulunduğu kısmın çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesine gelince;
Müştekinin dışarıdan duyduğu kapı sesi üzerine pencereyi açtığı sırada temyize gelen sanık … ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen diğer sanık …’ün olay yerine geldikleri aracı bırakarak koşarak kaçtıkları, araçta yapılan aramada müştekinin evinin yanında bulunan depodan çaldıkları ve içerisinde yaklaşık 18 litre benzin bulunan bidonun bulunarak müştekiye teslim edildiği olayda, sanıkların müşteki tarafından fark edilmeleri nedeniyle henüz çalacakları eşyaları özgüleyemeden kaçtıklarının anlaşılması karşısında, TCK’nın 145. maddesinin uygulanma şartları bulunmadığından tebliğnamede yer alan (2) numaralı bozma düşüncesine; ceza uygulaması sırasında 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi aynı yasanın 35. maddesinden önce uygulandığından tebliğnamede yer alan (3) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Hırsızlık suçu yönünden; 5237 sayılı TCK’nın 35/2. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılırken sanığın suç yolunda katettiği mesafe ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak indirim oranının belirlenmesi gerekirken, yasada belirlenen en az oranda indirim yapılması,
2-Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun hürriyete karşı işlenen suçlar bölümünde yer alması, suça konu eşyaların çalınmak istendiği deponun bina niteliğinde olmasına karşın, dosya kapsamına göre; depo kapısının hemen yola açıldığı da gözetildiğinde konut anlamındaki bir binanın eklentisi ya da müştemilatında yer almadığının anlaşıldığı, sadece depo olarak kullanılan bina niteliğindeki yerlere rıza hilafına girilse dahi konut dokunulmazlığının ihlali suçunun oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 günlü, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kısmi iptal kararı uyarınca, 5237 sayılı TCK 53. madde 1. fıkra b bendinde düzenlenen “seçme ve seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” hükmünün iptal edilmesi nedeniyle uygulanamayacağının gözetilmesi zorunluluğu,
4-Adli emanet eşyası hakkında herhangi bir karar verilmemiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz istemi bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, 09.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.