YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2574
KARAR NO : 2017/4020
KARAR TARİHİ : 12.04.2017
Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1, 35/1-2 ve 62/1. maddesi gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2009 tarihli ve 2006/858 esas, 2009/729 sayılı kararının, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 09/10/2013 tarihli ve 2012/14556 esas, 2013/28168 sayılı ilâmı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile infazda tereddüt hasıl olduğundan değerlendirme yapılması talebi üzerine, eylemin uzlaşma kapsamında kalmadığından talebin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 10/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararına yönelik yapılan itirazın kabulü ile anılan ek kararın kaldırılmasına dair mercii Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/12/2016 tarihli ve 2016/1205 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı’nın 15.03.2017 gün ve 94660652-105-16-377-2017-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29.03.2017 gün ve 2017/19290 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği,
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Dosya kapsamına göre, sanığın dosyanın diğer sanığı ile birlikte müştekiye ait teknolojik ürünlerin satıldığı işyerine giderek, rafta bulunan kulaklıkları ambalajından çıkarıp cebine koyduktan sonra şüphe üzerine yakalandığı somut olayda, Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda sanığın anılan Kanun’un 141/1. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 09/10/2013 tarihli ve 2012/14556 esas, 2013/28168 sayılı ilamıyla, “suça konu kulaklıkların mağazanın içinden alındığı anlaşılmakla; eylemin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında aynı Yasanın 141/1. maddesinden uygulama yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklindeki açıklama ile söz konusu hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmakla, sanığın eylemine ilişkin suç vasfında yanılmanın sonraki hukuksal değerlendirmelerde kazanılmış hak sağlamayacağı, sanığın üzerine atılı nitelikli hırsızlık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 231. maddesi kapsamında uzlaşma kapsamında olmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dairemizin 09/10/2013 tarihli ve 2012/14556 esas, 2013/28168 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suça konu kulaklıkların mağazanın içinden alındığı anlaşılmakla; sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu ve sanığa yüklenen hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamı dışında kaldığı, bu itibarla itiraz merciince itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, Bursa 1. Ağır Ceza Mahkemesince kesin olarak verilen 26/12/2016 tarihli ve 2016/1205 Değişik İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, 12/04/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.