Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20504 E. 2017/7878 K. 04.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20504
KARAR NO : 2017/7878
KARAR TARİHİ : 04.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 15.05.2007 tarihinden 2009 yılı sonuna kadar 1 yıl 8 ay 15 gün süreyle davalı işyerinde temizlik ve çamaşır görevlisi olarak en son 750,00 TL. aylık net ücretle, çalıştığını, bu çalışmalarının karşılığı fazla mesai ücretlerinin hafta tatili ve resmi bayram genel tatil ücretlerinin ve en son 3 aylık maaşının ödenmediğini, toplu çıkarımla hiçbir bildirim yapılmaksızın iş akdinin feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, genel tatil günleri ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının müvekkili işyerinin Marmaris şubesinde 06.07.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin 30.01.2010 tarihinde feshedildiğini, başka bir işyerinde çalışması teklifinin davacı tarafından kabul edilmediğini, temizlik görevlisi olarak en son aylık 729,00 TL. brüt maaş ile çalıştığını, vardiyalı çalışma sistemi ile fazla mesai yapmadığını, resmi bayram tatil günlerindeki çalışmalarının karşılığı ücretlerinin ödendiğini, hafta tatili çalışmasına karşılık izin kullandırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemenin ilk kararı, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 12/11/2014 tarih ve 2014/13431 Esas, 2014/20712 Karar sayılı ilamıyla “…Taraflar arasında davacının davalı işyerinde çalışma süresine ilişkin uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, davalı işyerinde 15.05.2007 tarihinde çalışmaya başladığını iddia etmiş, davalı ise davacının işyerinde resmi kayıtlarda yazılı olduğu şekilde 06.07.2009 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur. Davacı tanığı …, davacının davalı işyerinde 2007 yılının Mayıs ayında, taraflarca tanık olarak ismi bildirilen … davacının 2008 yılının Mayıs ayında çalışmaya başladığını beyan etmişler, davalı tanığı … ise davacının 2009 yılından önce çalışması olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. Mahkemece davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak davacının iddiasının doğru olduğu kabul edilmiş ise de; taraflarca ismi bildirilen tanık … ve davacı tanığı …’ün davacının çalışma süresine ilişkin beyanları arasındaki çelişki giderilmeden davacının 2007 yılı Mayıs ayından itibaren çalıştığı kabul edilerek sonuca gidilmiş olması isabetsiz olup bozma nedenidir.

Yapılacak iş; davacının hizmet süresini hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirleyip davacının talep ettiği işçilik alacaklarını bu hizmet süresine göre hesaplatıp çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
3-Ayrıca, davacı dava dilekçesindeki taleplerini arttırdığı ıslah dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı halde, hüküm altına alınan alacaklara ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Yerel mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının ıslah dilekçesinde faiz talep etmediği gözetilmeden ıslah ile arttırılan miktarlara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi HMK. nun 26. maddesinde belirtilen taleple bağlılık kuralına aykırı olup, bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine;
“1 – Davanın kısmen kabulü ile,
Davacının sübut bulmayan hafta tatili ve kıdem tazminatı taleplerinin REDDİNE,
323,40 TL. brüt ihbar tazminatından 50 TL. sinin dava tarihi olan 09.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, kalan 273,40 TL. sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak,
2.125,40 TL. brüt ücret alacağından 50 TL. sinin dava tarihi olan 09.06.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte, kalan 2.075,40 TL. sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak,
242,55 TL. brüt genel tatil alacağından 50 TL. sinin dava tarihi olan 09.06.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte, kalan 192,55 TL. sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak,
3.811,50 TL. brüt fazla mesai alacağından 50 TL. sinin dava tarihi olan 09.06.2011 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka mevduatı faiziyle birlikte, kalan 3.761,50 TL. sinin ıslahta faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.