Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2016/6469 E. 2017/2496 K. 28.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6469
KARAR NO : 2017/2496
KARAR TARİHİ : 28.03.2017

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile TCK’nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 179/3-2, 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Çal Sulh Ceza Mahkemesinin 28.04.2009 tarihli ve 2008/241 esas, 2009/117 sayılı kararını müteakip sanığın deneme süresi içerisinde 24.11.2013 tarihinde yeniden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Sivaslı Sulh Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği ve hükmün 23.12.2014 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Çal Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/105 esas, 2015/220 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi;
03.10.2008 günü saat 02:00 sıralarında, sanık … yönetimindeki araç ile 65 promil alkollü vaziyette yerleşim yeri dışında, 10 metre genişliğinde, aydınlatmanın olmadığı, bölünmemiş, sert virajlı, eğimsiz, kuru, asfalt kaplama yolda seyrettiği sırada, olay mahalline geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kendisinin yaralanması ile sonuçlanan kaza ile ilgili olarak her ne kadar sanık alınan savunmasında “iki adet bira içtiğini, alkolün etkisi ile değil sigarayı yakmak istediği sırada bir anlık dikkatsizlik ve havanın yağışlı olması nedeniyle yolun kayganlaşması nedeniyle kazayı yaptığını, yağış olduğu için görüş mesafesinin net olmadığını” beyan etmiş, tanık … ise alkolün sanığın hareketlerini etkilemediğini, yolculuk boyunca da kural ihlali yapmadığını belirterek sanık savunmasını doğrulamış ise de, …’ın ifadesinin devamında “sanığın aşırı derecede alkollü olduğunu, dışarıdan bu durumun fark edilebildiğini, konuşmasından belli olduğunu, havanın ise yağışlı olmadığını, yolun kaygan olmadığını belirtmesi, tanık …’ın sanığın yolculuk boyunca alkol aldığını, havanın yağışsız, zeminin de kuru olduğunu belirtmesi ve kaza tespit tutanağında zeminin kuru, havanın açık olduğu ve yoldan kaynaklanan bir sorun bulunmadığının belirtilmesi karşısında, sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği ve atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla, tebliğnamede sanığın beraatinin gerektiği şeklindeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş, yine CMK’nın 231/11. maddesinde “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemenin hükmü açıklayacağının belirtilmesi, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında verilen yükümlülüğün 16.09.2010 tarihinde infaz edilmiş olması ve 5 yıllık denetim süresi içinde yeniden kasıtlı suç işlemesi karşısında, tebliğnamede yer alan “Sanığın denetim süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüğe uyup uymadığı araştırılmadığı, sanığın söz konusu yükümlülüğe uymuş olması halinde düşme kararı verilmesi gerekeceği, bu durumda önceki hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosyanın ele alınarak sanık hakkında yazılı şekilde mahkumiyet hükmü tesis edilmesi” şeklindeki bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın suç kastının bulunmadığına, suçun sübutuna ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan 25 gün hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 28/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.