Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/9820 E. 2017/8211 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9820
KARAR NO : 2017/8211
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … Ltd. Şti.’nin avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılardan alt işveren … Ltd. Şti.’nin işçisi olarak çalışmakta iken iş akdinin hiçbir yazılı gerekçe ve bildirim yapılmadan usul ve yasaya aykırı olarak feshedildiğini, bu nedene istinaden kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi alacaklarının davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Ltd. Şti. vekili; yetki itirazı, zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının iş akdinin işyerinde bulunan kantar görevlisi Yusuf Satıç’ı darp etmesinden dolayı haklı olarak feshedildiğini, bu durumda kendisine herhangi bir kıdem ve ihbar tazminatı ödenmediğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanan deliler ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda yıllık izin ücret alacağı, fazla çalışma ücret alacağı, genel tatil ücret alacağı ve asgari geçim ücret alacağının kısmen kabulü ile diğer alacak kalemlerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılardan … Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece davacının ıslah dilekçesinde “faiz” talebi olmadığı halde, ıslahla arttırılan miktarlara faiz yürütülmesinin HMK. nun 26. maddesinde belirtilen talep ile bağlılık kuralına aykırı olduğunun ve ücretin eki niteliğinde olmayan asgari geçim indirimine bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz yürütülemeyeceğinin düşünülmemesi hatalı olup, bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK.nun geçici 3/2 yollaması ile HUMK’.un 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasındaki 1. bendinin (a), (b) , (c), (d) şıklarının tamamen çıkartılarak yerine;
a)“847,42 TL. brüt yıllık izin alacağından 100,00 TL. sinin dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 747,42 TL. sinin ise ıslahda faiz talep edilmediğinden, faizsiz olarak,
b)12.358,96 TL brüt fazla çalışma ücretinin 3.000,00 TL. sinin dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 9.358,96 TL. sinin ise ıslahda faiz talep edilmediğinden, faizsiz olarak,
c)567,17 TL brüt genel tatil ücretinin 500,00 TL.sinin dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, 67,17 TL. sinin ise ıslahda faiz talep edilmediğinden, faizsiz olarak,
d)575,71 TL net asgari geçim indirim ücretinin 500,00 TL. sinin dava tarihi olan 03.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 75,71 TL. sinin ise ıslahda faiz talep edilmediğinden, faizsiz olarak, davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine,” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 09.05.2017 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

(M)

Yerel mahkemece, davacının ıslah dilekçesi üzerine açıkça faiz istemediği halde ıslah ile arttırılan miktarlara faiz yürütmesi nedeni ile verdiği kararın davalı tarafından temyizi üzerine çoğunluk görüşü ile açıkça talep olmadığı gerekçesi ile ıslah ile arttırılan miktarlara faiz yürütülmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile bozulmasına ve yeniden yargılama gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Öncelikle konu tartışmalı olduğundan ve konu Hukuk Genel Kurulu önüne geldiğinden yerel mahkemenin direnme hakkının elinden alınarak düzelterek onama kararı verilmesi usule aykırıdır.
Diğer taraftan, Islah, karşı tarafın onayına ve yargıcın kararına bağlı olmaksızın bir tarafın usule ilişkin yaptığı işlemleri, gerekli giderleri vermek koşuluyla yasada belirtilen süre içerisinde yöntemine uygun biçimde tamamen veya kısmen düzeltilmesini sağlayan hukuksal bir işlemdir.
Normatif düzenleme, HMK.’un 176. maddesine göre;
“(1) Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.
(2) Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir.”
Kısmen ıslahta davada daha önce yapılmış olan belli bir usuli işlemin düzeltilmesi söz konusudur. Kısmen ıslaha uygulamada sıklıkla dava konusunun(müddeabihin) arttırılması biçiminde rastlanmaktadır. Davanın kısmen ıslahı ile davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir(düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sağlanır.
Kısmi ıslah sureti ile dava konusunun arttırılması ile kısmi dava dilekçesinde belirtilen miktarın arttırılmasına ilişkin usul işlemi düzeltilmekte ve dava tam eda davası niteliğini almaktadır. Dava dilekçesinde faiz istemi var ise ıslah ile miktar arttırıldığından ayrıca ıslah dilekçesinde faiz istenmesine gerek bulunmadığı gibi ıslah ise arttırılan isteklere temerrüt varsa temerrüt tarihinden faiz yürütülmesi gerekir. Zira kısmi ıslah da olsa ıslah bir ek dava değildir, bu dilekçe ile dava dilekçesinde kısmi olarak istenen miktar düzeltilmiştir.