YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9509
KARAR NO : 2017/7858
KARAR TARİHİ : 04.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının iş aktini haklı feshettiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla mesai ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının feshinin haklı olmadığını, 3 vardiyalı çalışması olduğundan fazla mesaisi bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, işveren tarafından işçinin ücretinin kanun hükümleri ve sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse İş Kanunu 24/II-e hükmü gereğince işçiye iş akdini haklı nedenle fesih hakkı verdiği, çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanacağı, işçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmesi gerektiği, dinlenen tanıklar, emsal ücret araştırması ve tüm deliler birlikte incelenip değerlendirildiğinde, Mahkememizce hükme esas alınan mevcut delil durumuna uygun görülen bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının net ücretinin net 810,00 TL. olduğu ve davacının İK 24/II-e hükmünce iş akdini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ek raporda hesaplanan bakiye kıdem alacağının ödenmediğinin anlaşıldığı, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu, fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerektiği, bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabileceği, işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Davacının 3 yılı aşan çalışması karşılığı İK 53. maddesi gereğince hak kazandığı 42 günlük yıllık iznini kullandığı anlaşılmakla talebin reddi gerektiği, somut olayda, davacı fazla çalışma yaptığını ileri sürmüş olmakla birlikte fazla mesai yaptığını kanıtlamak için yazılı belge sunmamış, sadece tanık ifadelerine dayandığı, tanık beyanlarından davacının bilirkişi raporunda hesaplanan fazla mesaileri yaptığı ve ödenmeyen fazla mesai alacakları bulunduğu görülmüş, alınan ek bilirkişi raporunun açık, denetime elverişli ve hükme esas almaya yeterli olduğu kabul edilerek, rapordaki hesaplama sonuçları benimsenmiş; fazla çalışmalarının belgeye dayanmaması, tanık anlatımlarına dayanması, alacakların hesaplandığı süre ve çıkan miktarlar dikkate alınarak bu alacaklardan takdiren %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı gerekçesi ile yıllık izin haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekili cevap dilekçesinde Finansbank Çerkezköy Şubesindeki hesaptan bahsetmiştir. Nisan /2012 ayı bordrosunda “FM 1” ve “FM 2” adı ile tahakkuklar olup, bu tahakkukların fazla mesai tahakkuku olup olmadığı, ödenip ödenmediği, banka kayıtları da celbedilerek sonuca etkisi irdelenmeksizin karar verilmesi hatalıdır.
3-Fazla mesai alacağı bakımından, davacı asıl beyanında hizmet süresi içinde 3-4 ay için 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Bu beyanı gözetilerek hangi tarihler arasında, 08:00-16:00 saatleri arasında çalıştığı tespit edilerek o dönem için buna göre hesaplama yapılmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgiliye iadesine, 04/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.