YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27938
KARAR NO : 2017/2409
KARAR TARİHİ : 22.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı … tarafından kesin borç ipoteğine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı icra takibinde, borçlunun icra takibinin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
İpotek, bir sözleşme niteliğinde olup, borçlandırıcı işlem (taahhüt muamelesi) ile kazandırıcı işlem (tasarruf muamelesi) aynı anda ve tapu sicil memuru önünde yapılır. Sözleşme resmi senede bağlanır ve bu belge (diğer adıyla ipotek akit tablosu), hukuk yargılama usulü bakımından sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli bir senet niteliğindedir. İpotek resmi senedinin aksi de, ancak aynı güçte bir senetle ispatlanabilir. Bir başka deyişle resmi senet niteliğinde olan ipotek akit tablosu, aksi ispat edilinceye kadar geçerlidir.
Somut olayda, borçlunun, alacaklı …’dan aldığı 250.000,-TL bedel mukabilinde maliki olduğu taşınmaz üzerine 20.10.2015 tarihinde ipotek tesis ettirdiği görülmektedir.
Alacaklı …’ın her ne kadar 2015/60591 numaralı soruşturma sırasında polise vermiş olduğu 16/11/2015 tarihli ifadesinde; şikayetçi borçlu …’ı önceden tanımadığını, şikayet sonrası tanıdığını, diğer zanlılar … isimli şahısla birlikte aynı mahallede esnaflık yaptığını, yine diğer esnaf arkadaşlarından …’nın kendisine, …’e 250,000,00 TL borç verdiğini ve Vedat’ın kendisine bu borcunu ödemediğini beyan ettiğini ve daha sonra Vedat’ın nişanlısı …’ın, bu borç karşılığı evini ipotek vermeyi kabul ettiğini, ancak … ı’nın, kendi üzerinde birden fazla icra takibinin bulunmasından dolayı bu ipoteğin alacaklısı olarak kendisinin gösterilmesini teklif ettiğini beyan ettiği görülmekte ise de, ipotek akit tablosu resmi senet niteliğinde olup, aksi ispat edilinceye kadar geçerli olacağından, alacaklının bu beyanı, ipotek resmi senedinde belirtilen ilişkinin aksini ispatlamak için yeterli değildir. Tapuda resmi olarak kurulan ipoteğin geçersizliği, ancak genel mahkemelerde açılacak dava ile kanıtlanabilir.
O halde mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.