YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4254
KARAR NO : 2013/9700
KARAR TARİHİ : 25.09.2013
Çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine, diğer atılı suçtan beraatine dair Bakırköy 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.12.2012 gün ve 2012/263 Esas, 2012/377 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan müşteki vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Kayden 27.07.1997 doğumlu olup kovuşturma evresinde mahkemece ifadesinin alındığı 22.11.2012 tarihinde 16 yaşı içerisinde bulunan mağdurenin zorunlu vekil huzurunda sanıktan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında esasen davaya katılmaya ve hükümleri temyiz etmeye hakkı bulunmayan katılan mağdure vekili ile katılan müşteki vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiin temyiziyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan yargılama sırasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi bünyesinde oluşturulan beş kişilik heyetçe düzenlenen 17.12.2012 günlü, 118 sayılı raporda mağdurenin daha önceden 2011 yılı Haziran ayında maruz kaldığı cinsel istismar olayı ile 25.03.2012 tarihinde sanığın gerçekleştirdiği nitelikli cinsel istismarı olayına bağlı olarak gelişen travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında iki hadise arasındaki zaman aralığı da göz önüne alınarak kesin kanaat oluşması için mağdurenin İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek sanığın işlediği suçtan dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alındıktan sonra sanık hakkında TCK.nın 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.